Yargıtay 10. Ceza Dairesi, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine dair istinaf sonrası temyiz başvurularını delil yetersizliği ve hukuka aykırılık iddialarına rağmen esastan reddetti ve hükmü onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının istinaf başvurusu üzerine esastan reddedilmesinin ardından yapılan temyiz incelemesinde, suçun sübutu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuka uygun toplanması noktasında hukuka aykırılık tespit edilememesi nedeniyle, sanık ve müdafiinin suç unsurlarının oluşmadığı, yeterli delil bulunmadığı, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olabileceği ve delil değerlendirmesinde hata yapıldığına dair itirazları yerinde görülmeyerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2026/8233 E.  ,  2026/10653 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/50 E., 2026/697 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.09.2026 tarihinde karar verildi.