Nitelikli dolandırıcılık suçunda, mental retardasyonlu mağdurun önceki kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşme usulü eksik araştırıldığı için verilen beraat hükmünün bozulması.
Özet: Yargıtay, ağır ceza mahkemesinin nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verdiği beraat kararını, aynı eylem nedeniyle daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar bulunması nedeniyle, bu kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği ve mağdurun hafif-orta derecede mental geriliği göz önünde bulundurularak kovuşturma şartının oluşup oluşmadığı hususlarının yeterince araştırılmaması gerekçesiyle bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/34600 E.  ,  2026/4372 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/130 E., 2016/170 K.
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamından, sanık hakkında mağdura yönelik aynı eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 27.05.2014 tarihli ve 2014/51467 soruşturma sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın bulunduğu anlaşıldığından; suç ve iddianame tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz” hükmü dikkate alındığında, dosya kapsamından kovuşturmaya yer olmadığı kararının mağdura tebliğ edildiği anlaşılmakla, Adli Tıp Kurumuna Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 10.04.2015 tarihli raporuna göre hafif-orta derecede mental reterdasyon hastalığı tespit edilen mağdurun vesayet altına alındığı da gözetildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediği, 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 173 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ilgili merciiden karar alınıp alınmadığı tespit edilerek, kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.