11. Ceza Dairesi, kendini polis olarak tanıtan sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunda, eylemlerin zincirleme suç sayılması gerektiği halde mağdur sayısınca ayrı ayrı ceza verilerek fazla hüküm kurulduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Sanığın, kendisini telsiz ve kulaklık gibi unsurlarla polis olarak tanıtıp kimlik göstererek birden fazla mağdura aynı anda, ucuz ve yüksek çözünürlüklü telefon vaadiyle yaklaşıp mevcut telefon ve paralarını alarak haksız menfaat sağlaması eyleminde, yerel ağır ceza mahkemesinin mağdur sayısınca ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurarak fazla ceza tayin etmesi hukuka aykırı bulunmuş; zira bu fiilin 5237 sayılı Kanunun 43/2. maddesi kapsamında aynı neviden fikri içtima niteliğinde olması nedeniyle zincirleme suç prensibi gereğince tek bir dolandırıcılık suçu olarak cezalandırılması gerekirken, birden fazla hüküm kurulması nedeniyle temyiz incelemesi sonucunda hüküm bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/299 E., 2016/168 K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Mağdur ve sanık beyanlarından, sanığın elinde telsiz ve kulağında kulaklık olduğu halde mağdurların yanına gelip kendisini polis olarak tanıtarak ve kimlik göstererek mağdurlara "gençler sizi polis muhabiri yapayım mı" diye sorup, onların bu işin nasıl olacağını sormaları üzerine kendilerine ucuz fiyata yüksek çözünürlükte kamerası bulunan telefonlar vereceğini, çevrede meydana gelen olayları fotoğraflayıp para kazanabileceklerini, bunun için mağdurların ellerindeki telefonları satmaları gerektiğini, ayrıca bir miktar da para eklemeleri gerektiğini belirtip, mağdurlardan telefon ve paralarını aldığı, sanığın birden fazla mağdura karşı aynı anda kendisini polis olarak tanıtarak hileli söz ve davranışlarla haksız menfaat sağladığının anlaşılması karşısında; sanığın mağdurlara yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi kapsamında aynı neviden fikri içtima niteliğinde olması nedeniyle, zincirleme şekilde tek dolandırıcılık suçundan cezalandırılması yerine, mağdur sayısınca hüküm kurularak fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık vasisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.