Banka aracılığıyla dolandırıcılık suçunda sanık sorgusu yapılmadan verilen beraat kararının usul hatası nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde, Yargıtayın yerleşik içtihadına göre ceza yargılamasında fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi araştırmayı gerektirmeyen "derhal beraat" halleri dışında sanık sorgusu yapılmadan hüküm kurulamayacağı; bu nedenle, delillerin takdir ve tayini gerektiren bu dosyada sanığın savunması alınmadan 5271 sayılı CMKnin 193. maddesine yanlış anlam verilerek tesis edilen beraat kararının yasaya aykırı bulunarak bozulmasına hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29745 E.  ,  2026/4446 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/224 E. 2015/401 K.
SUÇ : Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile müstakar diğer içtihatlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhâl beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, hâlbuki delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nin 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.