Boşanmış eşiyle fiili birliktelik iddiasıyla kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması talebinin reddine ilişkin kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığı kesilen davacının, kurum işleminin iptali ve aylığının yeniden bağlanması talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesini içermektedir. Davacı, eşinden ayrı yaşadığını, farklı adreslerde ikamet ettiğini ve kesintinin haksız olduğunu ileri sürerken, davalı kurum denetmen raporuyla birlikte yaşamın tespit edildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davacının taleplerini reddetmiş, Yargıtay da yaptığı değerlendirmede istinaf mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamış, böylece yetim aylığı kesintisine ilişkin kurum işlemini ve alt mahkemelerin ret kararlarını tasdik etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16702 E.  ,  2026/6099 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1383 E., 2025/2273 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/18 E., 2024/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, müvekkili davacının boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşayıp yaşayıp yaşamadığı hususunda yapılan inceleme sonucu denetmen raporu düzenlendiğini, denetmen raporunda davacının eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğinin ve başlangıç tarihi olan 01.10.2016 tarihi itibari ile yetim aylığının kesildiğinin belirtildiğini, ancak davacının 2016 yılında aylık almadığını, annesinin vefatı üzerine 20.09.2020 tarihinden itibaren aylık aldığını, davacının geçimsizlik nedeni ile eşinden ayrıldığını, eşinden dolayı Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığını, mahkumiyet kararının istinaf kararı üzerine bozulması ile devam ettiğini, eşinden dolayı icra takiplerine maruz kaldığını, boşandıktan sonra bir süre eşinin babasına ait evde çocukları ile ikamet ettiğini, bu evde kira karşılığı oturduğunu, daha sonradan başka bir adrese kiracı olarak gittiğini, aboneliklerin kendi ve çocukları adına olduğunu, eşi ile birlikte yaşamadığını, kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek, davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacıya kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşadığının denetmen raporu ile tespit edildiğini, boşandıktan sonra aynı hastaneden sağlık hizmet aldığını, aynı eczaneden ilaç aldıklarını, davacı ile boşanmış olduğu eşinin ifadesi alındıktan sonra adres değişikliği yapıldığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın reddine " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkile yetim aylığının Kurum tarafından iddia edilen 2016 yılında değil, annesinin vefatı ve sigortalılığının sona ermesiyle fiilen 20.09.2020 tarihinde bağlandığı gerçeği karşısında; aylık bağlanmadan önce gerçekleşen taşınma, ayrı ikamet, kira sözleşmeleri ve tanık beyanları gibi fiili birlikteliğin olmadığını kanıtlayan somut deliller ile Yargıtay’ın geniş kapsamlı araştırma ilkesini içeren yerleşik içtihatları göz ardı edilerek tesis edilen eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması talep edilmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek ölüm aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.