Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda Bölge Adliye Mahkemesinin bir sanık hakkında mahkumiyet, diğer sanık hakkında beraat kararını temyiz incelemesi sonucunda onadı.
Özet: Güveni kötüye kullanma suçundan açılan davada, ilk derece mahkemesinin her iki sanık hakkındaki erteli mahkumiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda, bölge adliye mahkemesi bir sanığı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hapis ve adli para cezasına çarptırırken diğer sanık hakkında beraat kararı vermiştir; katılan vekili ile hükümlü sanık müdafiinin temyiz başvurularını inceleyen yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin sanıklardan birini mahkum eden ve diğerini beraat ettiren kararında hukuka aykırılık bulmayarak, temyiz istemlerini esastan reddetmiş ve her iki hükmü de onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1547 E., 2021/1263 K.SUÇ : Güveni Kötüye KullanmaHÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli kararı ile; sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 62,52,51 inci maddeler gereğince10 ay ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmaları, hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2018/1547 Esas, 2021/1263 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan ve sanıkların istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında kurulan erteli mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 155/1,43/1,62,52,53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 4.160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, her iki sanığın birlikte çalıştığına, katılanın sanık ...'e vekalet verdiğine, sanık ...'nin de katılanın yanına gelerek vergi dairelerine ve ilgili kurumlara paraları yatırdığını söylediğine, sanık ...'in imzasının kullanıldığına dair savunmasına itibar edilemeyeceğine, sanık ... hakkında da mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanık ...'nin ise üst hadden cezalandırılması gerektiğine, kararın bozulmasına ilişkindir.Sanık müdafinin temyiz isteği, katılan her aşamadaki ifadesinde firmasına ait mali müşavirlik hizmetinin diğer sanık mali müşavir ... tarafından verildiğine, aralarındaki anlaşmadan dolayı asıl sorumlunun o olduğuna, sigorta borçlarına ilişkin ödemelerden haberdar olduğunu beyan ettiğine, Vekalet verilen müvekkilinin ve diğer ofis görevlilerinin sanık ...'in talimatı olmadan katılan mükellefe ilişkin herhangi bir işlem yapma yetkisine sahip olmadığına, diğer ofis personellerinin herhangi bir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen soyut şüpheden öteye geçmeyen verilerle sanık ...'nin mahkumiyetine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olduğuna, soyut beyanlar dışında müvekkilinin atılı suçu farklı tarihlerde işlediğine dair delil olmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.III. GEREKÇE 1)Sanık ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.2)Sanık ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, kararında sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.