11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmünü onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın bilişim sistemlerini araç olarak kullanarak gerçekleştirdiği nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü yasalara uygun bularak onamış; ancak, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü, suç tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak bu suçla ilgili kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/301 E., 2015/403 K.SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İncelemesinde ;Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İncelemesinde ; Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemi için, suç tarihinde belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,30.04.2026 tarihinde karar verildi.