Yargıtay 11. Ceza Dairesi, online araç satışı vaadiyle işlenen bilişim dolandırıcılığı beraatini bozarken, hırsızlık suçunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın mağdur İsmaile ait telefonu rızası dışında satma eylemini hırsızlık olarak değerlendirip, bu suçtan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmederken; mağdur Sefaya yönelik, internet ilanı aracılığıyla banka hesabına kapora gönderilmesiyle gerçekleştirilen eylemi bilişim sistemleri kullanılarak işlenmiş nitelikli dolandırıcılık suçu sayarak, yerel mahkemenin ilgili beraat kararını bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/31964 E.  ,  2026/4510 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/19 E., 2016/92 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç
olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, hırsızlık
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Her ne kadar Tebliğname'de sanık ...'nın mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin görüş bildirilmiş ise de, Cumhuriyet savcısının temyizinin sanığın mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne ve mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan kurulan ve mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan sınırlı incelemede;
1. Mağdur ...'ya Yönelik Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın ... isimli internet sitesinde verdiği 35... plakalı aracın satışına ilişkin ilanı gören mağdur ...'nın sanıkla iletişime geçtiği, aracın 12.000 TL ve Iphone 6 marka telefon karşılığında satışı hususunda anlaştıkları, suç tarihinde sanık, mağdur ... ve ...'ın bir araya geldikleri, mağdur ...'nın Iphone 6 marka telefonu sanığa gösterdiği, akabinde birlikte ... gittikleri, sanığın babasından aracın ruhsatını alma bahanesiyle mağdurların yanından ayrıldığı, bu sırada mağdur ...'ya ait Iphone 6 marka cep telefonunun ve ...'a ait sırt çantasının arabada kaldığı, sanığın mağdurun yanından uzaklaştıktan bir süre sonra babasına vermek üzere 2.000 TL para istediği ancak mağdur ...'nın aracın devri olmadan para veremeyeceğini söylemesi üzerine sanığın mağdurların yanlarından ayrılarak mağdur ...'ya ait telefonu mağdurun bilgi ve rızası olmaksızın telefon alım satım işiyle uğraşan tanık ...'a sattığı iddia edilen olayda, sanığın mağdurun rızası olmadan mağdurun araçta kalan telefonunu telefon alım satım işiyle uğraşan tanık ...'a sattığı nazara alındığında, sanığın mağdur ...'ya yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hırsızlık suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen hırsızlık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Mağdur ...'a Yönelik Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın ... isimli internet sitesinde 35... plakalı aracın satılık olduğuna ilişkin ilan verdiği, ilanı gören ...'ın sanıkla iletişime geçtiği ve sanık ile mağdur ...'ın aracın 12.000 TL karşılığında satımı hususunda anlaştıkları, mağdur ...'ın sanığın hesabına 100 TL kapora yatırdığı ve devir işlemleri için İstanbul ilinden Balıkesir ili ... ilçesine geldiği, mağdurun sanığa noterde 12.000 TL'yi verdiği ancak noterde satış yapılamayınca mağdurun sanığın kendisini oyalamasından şüphelenerek 10.900 TL'yi sanıktan geri aldığı, bununla birlikte sanığın geriye kalan 1.100 TL'yi mağdura vermediği, mağdurun sanığın yakalandıktan sonra 1.000 TL'yi geri verdiğini ancak kalan 100 TL'yi vermediğini beyanla şikayetçi olduğu olayda, mağdurun internet sitesinde gördüğü ilan üzerine sanıkla iletişim kurduktan sonra, sanık ile yüz yüze gelmeden evvel, sanığa 05.12.2015 tarihinde 100 TL kapora gönderdiği ve sanığın ilk olarak bu aşamada mağdurdan menfaat temin ettiği nazara alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, yine mağdur ...'ın alınan beyanında internette gördüğü araba ilanı nedeniyle sanıkla Balıkesir ili ... ilinde buluştuklarını, sanığın aracın annesine ait olduğunu, babasının annesinin ölümüyle ilgili belgeleri getirmesinden sonra aracı satabileceğini söylediğini, bunun üzerine bankadan çekerek banka şubesinde sanığa 12.000 TL verdiğini ancak sanığın kendisini oyalaması üzerine sanığa verdiği paranın 10.900 TL'sini geri aldığını beyan ettiği, buna karşın olay tarihinde sanığın annesinin hayatta olduğu ve sanığın aynı aracın satışına ilişkin olarak mağdur ... ile diyaloğu devam ederken mağdur ... ile de görüşerek aracın satımı konusunda anlaştığı nazara alındığında, sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ederek hileli hareketlerle mağdurun iradesini sakatlayıp menfaat temin ettiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca sanığın eylemine uyan bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu sübut bulduğu halde, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, sanığın mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte ağır, yoğun ve ustaca sergilenmiş nitelikte hileli davranışının bulunmadığı, suç işleme kastının bulunmadığı ve eyleminin kanunda suç olarak olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.