11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü onarken, resmi belgede sahtecilik suçunu zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygunluğu, toplanan delillerle eylemin sabit görülmesi ve hukuka uygun yaptırımların belirlenmesi gerekçeleriyle oy birliğiyle onamıştır; fakat resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar geçen sürede kanunda öngörülen dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak, yeniden yargılama gerekmeksizin sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/30154 E.  ,  2026/4363 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/103 E., 2016/66 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Nitelikli Dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 20.01.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.