11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilikten zamanaşımı düşme kararının lafzını düzeltirken, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredi dolandırıcılığı suçundan verilen beraati eksik inceleme nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşme kararındaki ifade yanlışlığını "düşürülmesine" yerine "düşmesine" şeklinde düzelterek onamış; ancak banka veya diğer kredi kurumlarına tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını, sanığın gerçek dışı kişiler adına sahte bonolar düzenleyerek kredi temin ettiği iddiasıyla ilgili olarak, kredi sözleşmeleri, bonoların teminat mı tahsil amaçlı mı verildiği, bankanın kredi kullandırma süreçleri ve ödeme durumu gibi kritik hususlarda eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozarak yeniden değerlendirilmesini istemiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/32029 E.  ,  2026/4507 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2007/247 E., 2016/177 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken
bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık,
resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkındaki kamu davasının Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle "düşmesine" hükmedilmesi gerekirken, "düşürülmesine" denilmek sureti ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki “düşürülmesine” ibaresinin çıkarılıp yerine “düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Banka veya Diğer Kredi Kurumlarına Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden:
1. Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu ... Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Limited Şirketi adına ...Bankası Konya Şubesine kredi talebi ile müracaatta bulunduğu, kredi talebinin kabul edilmesi ve kredi açılabilmesi için bankaca istenen teminat karşılığı olarak şikayete ve icra takibine konu olan bonoları müşteri senedi olarak bankaya vererek kredi kullandığı, kredinin süresinde ödenmemesi nedeniyle bankaca gerekli ihtarnameler gönderildiği ve ibraz edilen bonolarla ilgili banka tarafından icra takibi başlatıldığı ancak bonolarda borçlu görünen şahısların gerçek kişiler olmayıp hayali kişiler olduğunun anlaşıldığı, bu suretle, sanığın kredi açılması amacıyla gerçek olmayan kişiler adına sahte bonolar tanzim ederek bankaya vermek suretiyle banka veya diğer kredi kurumlarına tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanığın kovuşturma evresinde alınan savunmasında ...Bankasının çek senet karşılığında 50.000 TL kredi verebileceklerini söylemeleri üzerine kabul ettiğini, bu işlemleri banka aracılığıyla yaptığını, hayali kişilerin de bankanın uydurması olduğunu, kredi verebilmek adına böyle hayali kişiler göstererek birçok kişiye kredi verdiklerini bildiğini beyan etmesi, yine ...Bankası vekilinin alınan beyanında sanığın kredi kullanabilmek ve kredisine karşılık olarak kredi borcuna mahsup edilmek üzere birtakım müşteri senetlerini cirolayıp verdiğini belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, sanığın yetkilisi olduğu ... ... İnşaat ve Otomotiv Sanayi Limited Şirketi adına ...Bankası ile akdettiği kredi sözleşmelerinin celp edilerek dosya içerisine alınması, suça konu bonoların teminat olarak mı, tahsil amacıyla mı verildiğinin araştırılarak teminat olarak verilmesi halinde önceden ... borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği nazara alınarak, suça konu her bir bononun da eklenmesi suretiyle banka şubesine yazı yazılarak, daha önceden kullandırılan kredi olup olmadığı, suça konu bonoların hangi kredinin teminatı olarak hangi tarihte teslim alındıkları, suça konu bonoların kredilerin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği, borcu karşılamaya yeterli başkaca bir teminat alınıp alınmadığı, suça konu bonolar olmadan da sanığa bu miktar kredi kullandırılıp kullandırılmayacağı ve kredinin sanığın hesabına ne zaman aktarıldığı hususlarının ...Bankası nezdinde araştırılması, var ise teslim makbuzu ve benzeri gibi belgeler ile ilgili kayıt asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilip dosyaya eklenmesi, kredi borcuna ilişkin ödeme bulunup bulunmadığı ve miktarı da net olarak belirlenip, kısmi ödeme varsa katılanın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatının olup olmadığının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sanığın beraatine hükmedilmesi,
2. Birleşen Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/362 Esas ve 2007/369 Esas sayılı dosyaların dayanağı olan 01.11.2007 tarihli ve 23.10.2007 iddianameler ile birleştirme kararları okunmadan sanığın sorguya çekilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.