Finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan, başlangıçta hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamasıyla açılan davada, suç vasfının değişimiyle dava zamanaşımından düşme kararı.
Özet: Sanık hakkında finansal kiralama sözleşmesiyle kiralanan traktörü iade etmeyerek güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, başlangıçta "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" olarak vasıflandırılan fiilin, mesleki veya ticari bir ilişki olmaması sebebiyle "güveni kötüye kullanma" suçuna dönüştüğü tespit edilmiş; değişen suç vasfı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat hükmü bozularak kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/24918 E.  ,  2026/4480 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI :2012/10 E., 2016/237 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ile katılan ...Ş. Arasında ...Nterliğinin 22/10/2007 tarih ve 1 ... yevmiye numaralı işlemi ile finansal kiralama sözleşmesi yapıldığı, sözleşme gereği 1 adet 34... ... marka 2007 model traktörün sanığa kiraya verildiği, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine katılan tarafından ... Noterliğinin 21/01/2010 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi düzenlenerek kiralanan traktörün iadesinin istenildiği, ancak sanığın traktörü iade etmeyerek atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; ... Kiralama sözleşmesi kapsamında sözleşme konusu traktörün tesliminin meslek sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi gereği gerçekleştirilmemiş olması karşısında sanığın gerçek kişi olması ve taraflar arasındaki kira sözleşmesinden ... yükümlülüklerin yerine getirilmemesi iddiasının sübutu halinde 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesi kapsamında "güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Değişen suç vasfı itibarıyla sanığın üzerine atılı "güveni kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 16.02.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
22 .04.2026 tarihinde karar verildi.