Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, emsal satışların hatalı değerlendirilmesi, bilirkişi raporlarındaki eksiklikler ve yasal faiz hesaplama yöntemlerindeki uyuşmazlıklar nedeniyle birden çok kez bozulan mahkeme kararının temyiz incelemesi.
Özet: Burdurdaki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili davasında, yerel mahkemenin davayı kabul kararları, Yargıtay tarafından emsal satışların serbest piyasa niteliği, emsal taşınmaz satış tarihlerinin uygunluğu, bilirkişi raporlarındaki değerleme yöntemlerinin hatalı olması, faiz hesaplamalarındaki eksiklikler, önceki hükmedilen bedellerin yeniden değerlendirilmemesi ve kamulaştırma kanunundaki güncel değişikliklerin dikkate alınmaması gibi çeşitli gerekçelerle defalarca bozulmuş; son olarak yerel mahkeme bozmaya uyarak yine davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar da taraflarca temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/7973 E.  ,  2026/2756 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/344 Esas, 2025/46 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Burdur ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, bu konuda idare Mahkemesine iptal için başvuru yapılacağından davanın başvuru sonuçlanıncaya kadar bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.02.2012 tarihli ve 2005/651 Esas, 2012/124 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan )18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan raporda emsal satışların hiç birisinin serbest satış olmadığı, bu parsellerin kamulaştırılması nedeniyle malikin kamulaştırmayı yapan idareyle uzlaşması sonucu tespit edilen bedel olduğu anlaşıldığından, kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin saptanması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ve 2013/463 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan )18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda;bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazın satış tarihi 15.08.2012 olup dava tarihinden (03.08.2005)sonraki bir tarih olması nedeniyle dava konusu taşınmaza emsal olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 04/09/2018
tarihli ve 2016/963 Esas, 2018/531 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan piyasa araştırması yapılmak suretiyle kat karşılığı inşaat ve pazar araştırmalarından söz edilerek emsal incelemesi yapılmaksızın soyut ifadelerle değer biçildiği, hatalı olduğundan kabule göre de tespit edilen kamulaştırma bedeline ilk karar ile ödenmesine karar verilen 152.515,00 TL'ye 03.12.2005 tarihinden ilk karar tarihine, bozma sonrası artan kısım olan 275.493,20,00 TL 'ye 03.12.2005 tarihinden ikinci karar tarihi olan 21.05.2015 tarihine kadar ve son karar ile ödenmesine karar verilen fark bedel olan 126387,71,00 TL'ye ise 03.12.2005 tarihinden 04.09.2018 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından ve bozma öncesi hükmedilen bedeller için yeniden hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan ve 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı ile belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, iade hükmünün açık olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 1.119,90 m² olduğu, emsal alınan taşınmazın ise 4,83 m²lik satış olduğundan emsal alınmasının hatalı olduğunu, iade hükmünün faizli olarak kurulmasının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davacı idare tarafından fazla bloke edilen bedelin davalı tarafça bankadan çekilinceye kadar varsa işlemiş mevduat faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, iade edilecek bedele ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile; Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "mahkemece fazla depo edilen 362.672,93 TL bedelin, davalı tarafından bankadan çekilmişse varsa ödenen nemaları ile birlikte davalıdan hissesi oranında alınarak davacı idareye verilmesine, bedel alınmamışsa fazla yatan bedelin işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.