Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazminat davasında, taşınmazın arsa vasfı ve doğru değerleme yöntemine ilişkin Yargıtayın bozma ve karar düzeltme ilamları.
Özet: Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca hatalı tapu sicili nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Daha önceki yargılama sürecinde Yargıtay, taşınmazın değerinin arazi olarak hesaplanması gerektiği yönündeki ilk bozma kararını, karar düzeltme üzerine değiştirerek, taşınmazın imar planındaki vasfı gereği arsa olarak kabul edilmesi, değer tespitinin emsal satışlar, fiyat endeksleri ve bilirkişi kurulu tarafından bilimsel verilerle, varsa bina yıpranması ve düzenleme ortaklık payı gözetilerek yapılması gerektiğini belirten ayrıntılı talimatlar içeren yeni bir bozma kararı vermiş olup, dosya bu kapsamda temyiz incelemesine alınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/7749 E.  ,  2026/2755 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/273 Esas, 2024/541 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 91... parsel (eski 1 16... parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, husumetin Hazineye yöneltilmesinin doğru olmadığını taşınmazdaki muhdesatın bedelinin talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.02.2016 tarihli ve 2014/161 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve 857.920,95 TL bedelin davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.02.2016 tarihli ve 2014/161 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 tarihli ve 2016/6127 Esas, 2016/11410 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan raporun karar vermeye elverişli olmadığı, bilirkişiler 23.12.2014 tarihli keşif sonrası hazırladıkları ilk raporda arsa-arazi ayrımı yapmadan çevre taşınmazların rayicine göre ortalama bir değer tespit ederek arazinin değerini hesapladıktan sonra, bu değere taşınmaz üzerindeki ağaçların ve inşaat varlıklarının değerini eklediği; ancak değer tespitinin hangi tarih dikkate alınarak yapıldığının raporda açıklanmadığı, somut davada; çekişmeli taşınmazın arsa niteliğinde olmadığı, arazi olarak kullanılması hâlindeki gelirinin hesaplanması gerektiğinden net gelir yöntemine göre ve tapu iptaline ilişkin kararın kesinleştiği 23.06.2014 tarihi itibarıyla taşınmazın değeri tespit ettirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 tarihli ve 2016/61 27... /11410 Karar sayılı bozma ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2019 tarihli ve 2018/43 70... /4720 Karar sayılı kararı ile davacının karar düzeltme talebi kabul edilerek yapılan incelemede bozma ilâmındaki sebepler tekrar edildikten sonra taşınmazın 1990 onay tarihli imar planında “günübirlik tesis alanı” iken, 1993 yılında yapılan değişikle kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle planda “ağaçlandırma alanına” dönüştürüldüğü, taşınmazın bu durumu itibari ile arsa vasfında olduğu, buna rağmen bozma ilamında maddi hata yapılarak taşınmazın arazi olarak değerinin belirlenmesi gerektiği belirtildiğinden somut olayda çekişmeli taşınmazın değerlendirme tarihi itibari ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kaldığı bu sebeple arsa vasfında olduğu, arsa vasfında olması nedeni ile değerinin emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak, taşınmazdan düzenleme ortaklık payı düşülmesinin gerekip gerekmediği belirtilmek, üzerinde bina var ise Bayındırlık Bakanlığı resmî birim fiyatları esas alınarak yıpranma payı düşülmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerektiğinden, taraflara dava konusu taşınmaz ile aynı bölgeden bulunamaması halinde yakın bölgelerden ve değerlendirme tarihinden önce ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer nitelikli ve yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması, gerekli görülürse resen emsal getirtme yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, denetlemeye olanak veren bilimsel verileri içeren rapor alınması, emsal alınan taşınmazlara ilişkin resmi satış akit tablolarının tapu müdürlüğünden getirtilmesi, emsal taşınmazlar ile çekişmeli taşınmaza ait Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporunun da denetlenmesi, dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmaz/taşınmazların değerlendirme tarihi itibarıyla imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parselleri olup olmadıkları, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin, düşülmüş ise oranının belediye başkanlığı imar ve tapu müdürlüklerinden sorulup, emsalin 3194 Sayılı Kanun uyarınca imar parseli, dava konusu taşınmazın ise imar uygulaması yapılmamış arsa parseli olduğunun belirlenmesi halinde çekişmeli taşınmazın emsalle karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması gerektiği gözetilerek hazırlanacak bilirkişi raporu mahkeme hakimince yukarda yazan ilkeler denetlenmek sureti ile oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.02.2022 tarihli ve 2019/303 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve 2.448.590,20 TL bedelin davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 24.02.2022 tarihli ve 2019/303 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkemece verilen 11.02.2016 tarihli ilk kararda toplam 857.920,95 TL bedele hükmedildiği, bu kararın davacı vekilince temyiz edilmediği, bu kararın davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, toplam 2.448.590,20 TL tazminat bedeline hükmedilmesi
doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve 857.920,95 TL bedelin davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, taşınmazın arazi vasfında olduğu hâlde, arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davacının , Mahkemece yetersiz inceleme ile tanzim edilmiş bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verildiğini, emsal incelemesinin uygun olmadığını, taşınmazdaki muhdesat bedelinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.