Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasında, kesinlik sınırı, imar planı uygulaması ve idarenin pasif eylemiyle oluşan el atmanın temyiz incelemesi.
Özet: İmar planı nedeniyle uzun yıllardır kamulaştırılmadan veya takas edilmeden kamuya ayrılmış ve kullanılamaz hale gelmiş bir taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararı ile bölge adliye mahkemesinin istinafı esastan reddetme kararlarının ardından, davalı idarenin temyizinin kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle reddedilerek kesinleştiği, ancak davacı mirasçılarının temyizinin kabul edildiği ve davalı idarenin imar planını uygulamayarak pasif kalmasının kamulaştırmasız el atma sorumluluğu doğurup doğurmayacağının üst mahkemece değerlendirileceği bir davayı konu almaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/8084 E.  ,  2026/2748 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4253 Esas, 2025/766 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/464 Esas, 2024/383 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... ve ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davalı ... vekilinin temyizi yönünden her bir paydaş yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davacı ... mirasçıları vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 183 70... parsel (imar uygulaması ile 457 74... parsel) sayılı taşınmazın belediyece yapılmış olan imar düzenlemesi ile Sağlık Tesisi olarak ayrıldığını, müvekkilinin 1996 yılından beri bu mülkünü kullanamadığından kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulü ile davanın davalı ... ve ... Belediyesi yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, lehe nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili idareye karşı açılmış bir dava olmadığını ve davalı ... ile aralarında bir mecburi dava arkadaşlığının bulunmadığını, taraf değişikliğine muvafakatlarının olmadığını, müvekkil idareye sorumluluk atfedilemeyeceğini, müvekkil idarece, dava konusu taşınmaza yönelik herhangi bir kamulaştırmasız el atmanın olmadığını, hükmedilen bedelin fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın ...’nın 06.04.19 95... /334 sayılı Encümen kararı ile S.8 Nolu Düzenleme Sahası adıyla yapılan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci madde uygulaması ile 183 70... parsel olarak "sağlık tesisi alanı" niteliğiyle tescil edildiği ancak aynı alanla ilgili daha sonra ...'nın S.454 Nolu Düzenleme Sahası adıyla tekrar 3194 sayılı Kanun'un18 inci madde uygulaması yaptığı ve bu kez 457 74... parseli alarak tapuya tescil edildiği, uygulama imar planında "ilköğretim alanı" olarak ayrıldığı böylece davalı idare tarafından taşınmaza fiilen el atılmadığı, bu yönüyle idarî yargının görevli olduğu ileri sürülmüş ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu hâliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedel tespit edilmesinde ve bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde, mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları ... vd. ile davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... mirasçıları ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasına talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık,kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporuna göre keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte ...’nın 06.04.19 95... /334 sayılı Encümen kararı ile S.8 Nolu Düzenleme Sahası adıyla yapılan 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması ile 183 70... parsel olarak "sağlık tesisi alanı" niteliğiyle tescil edildiği ancak aynı alanla ilgili daha sonra ...'nın S.454 Nolu Düzenleme Sahası adıyla tekrar 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması yaptığı ve bu kez 457 74... parseli alarak tapuya tescil edildiği, uygulama imar planında "ilköğretim alanı" olarak ayrıldığı tespit edilmiş olup 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Vekilinin Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı ... Mirasçıları ... vd. Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davacı ... mirasçıları ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.