Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, şirket müdürünün rekabet yasağını ihlal ederek haksız kazanç sağlaması ve şirketi zarara uğratması iddiasıyla açılan tazminat davasının temyiz incelemesini sürdürüyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir limited şirketin eski yöneticisinin, şirkette müdürlük yaptığı dönemde kendi şahıs işletmesi aracılığıyla şirketin eski müşterilerine satış yaparak rekabet yasağını ihlal etmesi ve haksız rekabet oluşturması iddiasıyla açılan davaları incelemektedir; bölge adliye mahkemesi, şirket ortaklarının açtığı asıl davayı yargıtayca kesinleşen önceki karar ve davacıların talebi tam ve kesin olarak belirlememesi nedeniyle reddederken, şirketin açtığı birleşen davayı ise yöneticinin rekabet yasağını ihlal ettiğini ve haksız kar elde ettiğini tespit etmesine rağmen, taleple bağlılık ilkesi gereği yalnızca 1.000 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsiline hükmetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5771 E.  ,  2026/2479 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/138 Esas, 2025/724 Karar
HÜKÜM : Asıl davada karar verilmesine yer olmadığı, birleşen davanın kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne, asıl davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.04.2026 günü hazır bulunan asıl davada davacılar ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortağı olduğu ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin (... Ltd. Şti.) üretim, maliyet, avanslar, gelir gider rakamlarında dengesizlik farkedilince 01.01.2012-31.12.2016 dönemine ilişkin bağımsız denetim raporu hazırlatıldığını, söz konusu raporda davalının, ... Ltd. Şti. ile iştigal konusu aynı olan şirket kurduğu, aynı iş kolunda faaliyet yürüttüğünün tespit edildiğini, 10.03.2015 tarihinde iştigal konusu ... Ltd. Şti. ile aynı olan şahıs şirketi kurduğunu, davalının iki şirkette de aynı anda temsile yetkili müdür olduğunu, rekabet yasağını ihlal ettiğini, ... Ltd.Şti.'nin müşteri portföyünü ele geçirdiğini, yöneticilere yüklenen sorumluluklarını ihlal ettiğini, davalının, ... Ltd. Şti.'nin yurtdışı alıcılarına hizmet sağlayarak şirketin satışlarını olumsuz etkilediğini, davalının müdür sıfatıyla keşide ettiği dört adet çekin akıbetinin bilinmediğini, 01.03.2016 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile davalının müdürlükten azledildiğini, davalının ......Ltd. Şti.'ne verdiği maddi ve manevi zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
2.Birleşen davada davacı şirket vekili dava dilekçesinde; asıl davada dayanılan sebeplerle davalının, müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; asıl davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddini istemiş, birleşen davaya cevap dilekçesinde, müvekkilinin, davacı şirkette müdürlük yaptığı süreçte rekabet yasağına aykırı davranmadığını, davacıyı zarara uğratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 626/2 hükmü uyarınca; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı, 10.03.2015 tarihinde kurulan ... Ticaret şahıs işletmesi tarafından, davacı ... Ltd. Şti.'nde 18.06.2014-01.03.2016 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görev yapan davalının, davacı şirketteki müdürlük görev ve yetkisinin sona erdirildiği 01.03.2016 tarihlerine kadar, davacı şirketin eski müşterilerine gerçekleştirilen satışların rekabet yasağı kapsamında olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği, 16.04.2025 tarihli raporda tespit edildiği üzere dava konusu dönemde, davalının, davacı şirketin müşterilerine gerçekleştirdiği ve TTK'nın 626/2 hükmüne aykırı olarak rekabet yasağı kapsamındaki toplam 132.836,72 TL satış nedeniyle 50.712,56 TL kâr elde ettiği anlaşılmakla ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek birleşen davanın kabulüne karar vermek gerektiği, bozma ilamının kapsamına göre dava dışı ... Ticaret şahıs işletmesinin kârının hesaplatılması ve bu miktara tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğinden, davacının vekilinin, davalının elde etmekten imtina edilen gelire ilişkin araştırma isteminin kabul edilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesine göre 13.05.2025 tarihli duruşmada davacı vekiline talebini tam ve kesin olarak belirlemesi için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili, kesin süre içerisinde talebini tam ve kesin olarak belirlemediğinden davada açılan tutar üzerinden karar verildiği gerekçesiyle asıl dava ile ilgili olarak verilen önceki karar Yargıtayca onanarak kesinleştiğinden asıl dava ilgili karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada; davanın kabulü ile 1.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, haksız rekabet yasağının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat, birleşen dava haksız rekabet yasağı ve dürüstlük kuralına aykırı olarak elde edilen menfaatlerin davacı şirket lehine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, asıl davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli kararına yönelik asıl davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının Dairemizin 27.11.2024 tarihli 2024/387 E., 2024/8413 K. sayılı ilamı ile reddedilerek asıl davaya ilişkin kararın onanmasına ve Bölge Adliye Mahkemesince, asıl dava hakkındaki karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle asıl davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dava bakımından verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin birleşen davada davacıya yükletilmesine, asıl dava yönünden peşin alınan harcın istek halinde asıl davada davacılara iadesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.