İmar planıyla kamuya ayrılan taşınmaza kamulaştırmasız el atma sonucu bedelinin davalı idareden tahsiline ilişkin davanın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacılara ait taşınmazın imar planında sosyal tesis alanı olarak ayrılmasına rağmen, davalı idarenin uzun yıllar bu planı uygulamayarak veya kamulaştırma yapmayarak taşınmaza fiilen el koymadığı ancak pasif ve suskun kalarak mülkiyet hakkının özüne dokunduğu gerekçesiyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği kabul edilmiş; arsa niteliğindeki taşınmazın bedelinin emsal karşılaştırması yapılarak davalı idareden tahsiline dair ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının isabetli olduğu, davalı idarenin temyiz talebinin reddedilerek bu kararların onanmasına hükmedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9034 E.  ,  2026/2741 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/775 Esas, 2025/1808 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/637 Esas, 2024/83 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, ... ... Mahallesi 25 87... parsel sayılı taşınmazda davacıların hissedar olduğunu, taşınmaz imar planında park alanı olarak ayrıldığından tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmaza idarece el atılmadığını, davacının, dava konusu taşınmazı kullanma olanağının devam ettiğini, davaya bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğunu, kaldı ki taşınmaz bedelinin fazla belirlendiğini, emsal incelemesinin doğru olmadığını, taşınmaz hakkında imar uygulaması yapılmakta olduğunu ve bu işlem sonucunun beklenmesi gerektiğini, ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, 1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “sosyal tesis alanı” olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmamış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu hâliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Hukuki el atmadan kaynaklanan tazminat bedeline ilişkin eldeki davada 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü getirildiğinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de bu husus davalı idarece istinaf ve temyiz nedeni yapılmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.