Kıyı kenar çizgisi içinde kalan taşınmazların 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazminine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi.
Özet: Davacıya ait taşınmazların kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması sebebiyle 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007 nci maddesi uyarınca hazineden tazminat talep edildiği davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile taşınmazların gerçek bedelinin hazineden tahsiline ve tapu kaydının iptaline karar verilmiş; davalı hazinenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek değer biçme yöntemleri ve kanun maddesinin uygulanması yerinde bulunmuş; hazinenin temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede de araziler için net gelir, arsalar için emsal incelemesiyle yapılan değerlemenin ve 1007 nci madde uyarınca tazminat hükmedilmesinin isabetli olduğu belirtilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9226 E.  ,  2026/2736 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1333 Esas, 2025/676 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/438 Esas, 2023/573 Karar
Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 48... parsel, 1 48... parsel, 1 49... parsel ve Kasımbağı Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazların kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek kıyı vasfı ile terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın idari yargıda açılması gerektiği ve husumetin hatalı yönetilmesi nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiğini, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, tescilin yolsuz olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğunu, hükmedilen bedelin yüksek olduğunu, dava sonucu hüküm altına alınan vekâlet ücretinin de olması gerekenden fazla olduğunu, keşif harcının iadesine hükmedilmesi gerektiğini, faiz işletilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, taşınmazların (1 48... parsel hariç) sulu tarım arazisi olduğu belirlenerek, yonca ve buğday münavebesi uygulanılarak kapitalizasyon faiz oranı %4 ve objektif değer artışı oranının %50 olarak belirlenmesinin, 1 48... parsel sayılı taşınmazın ise arsa vasfında olduğu belirlenerek, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bu şekilde dava konusu taşınmazın 135,57 TL olarak belirlenen metrekare birim fiyatının bölgenin piyasa rayiçlerine uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu 1 48... parsel ve 1 49... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına 10.01.2020 tarihinde “Tamamı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır”, dava konusu 1 48... parsel ve 1 01... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına 13.01.2020 tarihinde "kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır” şerhinin işlendiği, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporları ile taşınmazların kıyı kenar çizgisinde kaldığının tespit edildiği, eldeki davanın 02.09.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net gelir metoduna göre, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.