5. Hukuk Dairesinin irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin tespiti davasında usuli kazanılmış hak, parsel değişimi, faiz ve bilirkişi raporu eksiklikleri nedeniyle yinelenen bozma kararları sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında bir taşınmaz üzerindeki irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı bu dava, yerel mahkemenin ilk kararlarının yetersiz raporlar, faiz hataları, usuli kazanılmış hakların gözetilmemesi, güncel tapu kayıtlarına uygun inceleme yapılmaması ve pilon yeri bedelinin gereksiz yere hükmedilmesi gibi çeşitli nedenlerle yüksek mahkemece tekrar tekrar bozulmasıyla uzun bir yargılama sürecinden geçmiştir; son olarak davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, davacı idare vekili, belirlenen bedelin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve hükmedilen faizin hukuki dayanağı olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/10164 E.  ,  2026/2732 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/101 Esas, 2023/792 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 20... parsel (eski 839 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespitinin ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.04.2013 tarihli ve 2011/30 Esas, 2013/127 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi dava tarihinin gerekçeli karar başlığına hatalı yazılması ve kamulaştırma bedeline 12.05.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 20.05.2015 tarihli ve 2014/372 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davalılardan ... dışındakilerin mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmedikleri anlaşıldığından, bu davalıların payları yönünden davacı idare yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde fazlaya hükmedilmesi ile taşınmazın bulunduğu mahallede yapılan yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kaydı ile yeni kadastro krokisi ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırma konusu daimi irtifak alanının ve pilon yerinin ölçekli kroki üzerinde ayrı ayrı gösterilmesi için fen bilirkişisinden ek rapor alınmadan, eksik inceleme ile ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde eski parsel numarası üzerinden hüküm kurulması ve bozmadan önce tespit edilen bedele 12.05.2011 gününden ilk karar tarihi olan 18.04.2013 gününe, bozma sonrası artan kısma ise 12.05.2011 tarihinden son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği halde yazılı şekilde tüm bedele son karar tarihine kadar faiz işletilmesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 19.02.2019 tarihli ve 2017/166 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaz ... mahallesi, 839 parselin yenileme işlemleri sonrası 1 20... parsel sayılı taşınmaz olduğu ve üzerinde pilon yeri olmadığı anlaşıldığından, yeni oluşan tapu kaydına göre pilon yeri bedeline hükmedilmemesi ve idarece fazla yatırılan bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporun hatalı olduğunu, bedelin fahiş derecede yüksek belirlendiğini, davalılar lehine hükmedilen faizin hiçbir hukuki dayanağı kalmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin 3.654,25 TL'lik kısmının ikinci kararla davalı tarafa ödenmesine karar verildiğinden, kamlaştırma bedeline ikinci karar tarihine kadar, geri kalan kısmının ise üçüncü kararla davalı tarafa ödenmesine karar verildiğinden üçüncü karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1) Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2)Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile; gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) numaralı bendininde yer alan "ilk karar tarihi olan 18/04/2023" ibaresinin çıkartılarak yerine "20.05.2015" tarihi ," iş bu karar tarihi olan 25/10/2023"ibaresinin çıkartılarak yerine "19.02.2019" tarihi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.