Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari traktör satışından kaynaklanan istirdat davasında, hem senet hem de rehinle teminat altına alınan borcun, rehin bedeli ihalede mahsup edilmesine rağmen kambiyo takibiyle fazladan tahsil edilen 60.000 TLnin ihtirazi kayıtla ödenerek iadesi talebi.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı traktör bedeli için hem 125.000 TLlik senet alındığını hem de 60.000 TLlik rehin tesis edildiğini, traktörün icra yoluyla satışı sırasında davalının rehin bedeli olan 60.000 TLyi alacağına mahsup etmesine rağmen, kambiyo takibinde bu tutarın düşülmeyerek kendisinden fazladan tahsil edildiğini belirterek, 60.000 TLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte iadesini talep etmiş; mahkeme ise davacının esnaf, tacir veya vergi mükellefiyeti kaydının bulunmadığını tespit etmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :KARAR NO :HAKİM :KATİP :DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :DAVA :İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :KARAR TARİHİ :GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH :Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan ... plakalı traktörü satın aldığını, bu satışa ilişkin faturanın davalıdan celbini talep etiğini, araç satılırken, satış bedeli için davacıdan, üzeri davalı tarafından sonradan doldurulan ve aşağıda belirtilen takibe konu edilen 20.01.2018 tanzim tarihli 125.000-tl bedelli senet alındığını, yine davalı tarafından, aynı alacak için, ... plakalı traktör üzerine 20.01.2018 tarihli rehin sözleşmesi ile rehin konulduğunu, bu şekilde aynı alacak için hem senet alınmış, hemde araç üzerine rehin konulduğunu, davacının borçlarını ödeyemediğini, neticede davalı elindeki senedi doldurarak Konya . İcra Dairesinin ... E. Sayılı kambiyo takibine konu ettiğini, davacının borçlarını ödeyememesi sebebiyle, ... plakalı traktör üzerine davalı şirket ve diğer alacaklılarca bir çok haciz konulduğunu, davalı rehin sözleşmesini takip konusu etmediğini... plakalı araç, ... Bank AŞ. Tarafından haczedildiğini ve satıldığını, buna ilişkin Çumra İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyasından, Konya . İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına gönderiği 15.12.2021 tarihi yazı ekte sunduklarını, bu yazıda; ... plakalı aracın, 22.10.2021 tarihli ihalede, 267.100-tl bedelle, davalı ... AŞ.ye ihale edildiği, aracın davalı tarafından alacağına mahsuben alındığı, rehin bedeli olan 60.000-tl'nin, davalının alacağından mahsup edildiği, kalan ihale bedeli olan (267.100 - 60.000 =207.100-tl) 207.100-tl'nin dosyaya alınarak, sıra ve derece kararı yapılmak üzere gönderildiği belirtildiğini, satış bedeli ile ilgili olarak ilk haciz sahibi dosya olan Konya . İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından, ek 5' de sunulan 17.12.2021 tarihli Sıra Cetveli ve derece Kararı yapılmış ve ihale bedelinden gelen 207.100-tl, alacaklılar arasında dağıtıldığını, burada da, rehin sözlemesi uyarınca 60.000-tl nin alacağa mahsup edildiği belirtilerek, bu bedelin mahsup sebebiyle davalı tarafından dosyaya yatırılmadığı açıkça belirtildiğini, davacının davalıya ... plakalı araçtan doğan borcu dışında borcu bulunmadığını, bu borç için davalı tarafından, 125.000-tl bedelli, 20.01.2018 tanzim tarihli boş senet alınmış ve ayrıca 20.01.2018 tarihli 60.000-tl bedelli rehin sözleşmesi yapıldığını, her ikisi de aynı borcun tahsili için verildiğini, davalı rehin sözleşmesini takibe konu etmediğini fakat bütün alacağını kambiyo takibi ile takibe konu ettiğini, bu nedenle, rehin bedeli mahsup edilmek suretiyle yapılan tahsilatın, yani tahsil edilen tehin bedelinin toplam borçtan (yani Konya . İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya borcundan) mahsubu gerektiğini, bu hususta Konya . İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına tarafımızdan 23.09.2025 ve 24.09.2025 tarihlerinde talep gönderilerek, dosya alacağına mahsup edilen rehin bedeli olan 60.000-tl'nin dosya alacağından mahsubu talep edilmiş ise taleplerinin ret edildiğini, mahsup taleplerinin reddi üzerine, her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla borcun ödeneceği belirtildiğini ve 363.513,29-tl olan dosya alacağı 24.09.2025 tarihinde ödendiğini, böylelikle davacının, davalı şirkete fazladan ödeme (ihtirazi kayıtla) yaptığını, davalı şirket, 60.000,00 TL fazladan ödeme aldığını, işbu alacaklarının tahsili amacıyla, davadan önce arabulucuya başvurulmuş ise de sonuç alınamadığını, Konya Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya Numaralı, ... Başvuru numaralı ve 13.10.2025 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartları Arabuluculuk Son Tutanağının e-imzalı hali Ek-9 de sunulduğunu, yukarıda izah edilen nedenlere binaen, istirdadı talep edilen 60.000-tl nin, ödeme tarihinden (24.09.2025) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne müzekkere yazılarak davacının esnaf odası kaydının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise kaydının ne zaman yapıldığı, kaydı var ise halen devam edip etmediği sorulmuş, gelen cevabi yazıya göre davacının herhangi birinin esnaf kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.Mahkememiz Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak tarafların tacir kaydının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne zaman kayıt yaptırdığı ve kaydının halen devam edip etmediği sorulmuş olup, gelen cevabi yazıda ise davacının herhangi birinin tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan gelen müzekkereye göre ise taraflardan davacının vergi mükellefiyetinin bulunmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin davalı aleyhine İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası açtığı, bir kısım davalıların cevap dilekçesini ibraz ettiği görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler." 5. Maddesi gereğince; "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder."Yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114. ve 115. maddelerinde düzenlendiği, Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Eldeki dava ile ilgili olarak 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır hükümleri bulunmaktadır.HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı gibi davacının gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, eldeki davanın İSTİRDAT (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN) davası olduğu davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayımızda davanınİSTİRDAT davası olduğu, davacının ticari işletme ile ilgili olmadığı (oda kayıtları ve vergi kayıtlarına göre tarafların tacir olmadığı) ve tüm dosya kapsamı ve kanunun yukarıdaki maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde (Y. HGK 10.02.2016, ... E, ... Sayılı İlamının da aynı doğrultuda olduğu görülmüş, (özü; Ticaret Mahkemesi'nin görev alanını belirleyen ilam)) Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE1-Dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna,3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerine GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,4-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026Katip Hakim