11. Ceza Dairesinin bilişim sistemleri dolandırıcılığında kast bulunmadığından beraatın onanması ve resmi belgede sahtecilikte zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi kararı.
Özet: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının, yargılama sonucunda sanığın kastının bulunmadığı tespit edildiği için onandığı, ancak resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararının, suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozulduğu ve yeni yargılama gerektirmeyen bu durumda sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine hükmedildiği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/476 E. 2016/267 K.SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırılık, resmibelgede sahtecilik HÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü; 1)Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,2)Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.