Kamulaştırma sonrası tapu kaydının iptali ve yol olarak terkin davasında, kadastro kesinleşmesi kaynaklı 10 yıllık hak düşürücü sürenin istinaf ve temyiz aşamasındaki etkisi.
Özet: Kamulaştırılmasına rağmen sonradan davalılar adına yeniden tescil edilen bir taşınmazın tapu kaydının iptali ve yol olarak terkini istemiyle açılan davada, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın fiilen yol olarak kullanılmaması ve kadastro kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davalı ... yönünden davanın reddine karar vermiş; ancak istinaf etmeyen diğer davalılar hakkında davanın kabulüne hükmetmiş olup, bu karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5622 E.  ,  2026/2722 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1332 Esas, 2024/2181 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/138 Esas, 2023/423 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 36 ncı maddesine dayanan kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Ardahan ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 20... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını; ancak tesis kadastrosu yapılırken tekrar davalılar murisi adına tapu tescil edildiğini, yani kamulaştırma sınırlarının korunmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydının 2942 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi uyarınca iptali ile ilgili kısmın vekil eden kurum lehine yol olarak terkinine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hatalı karar verdiğini, davalıların hiç bir kamulaştırma bedelini almadığını, taşınmaza giden yolun çevreyoluna giden yolun yükseltilme işleminin yapıldığını ve kapatıldığını bundan dolayı çevre yoluna giden yola bağlantının olmayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma planı içinde kaldığı ancak zeminde fiilen yol olarak kullanılmadığı halen dükkan olduğu; 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde "30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kadastro Müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutunaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir. Bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." hükmünün öngörüldüğü, Kanun'un bu açık hükmü gereğince; 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ancak istinafa gelmeyen diğer davalılar yönünden ilk derece mahkemesinin 07.12.2023 tarihli hükmü davacı kurum yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğundan davalı ...'un istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, diğer davalılar yönünden de davanın gerektiğini, aksi halde mülkiyet haklarını kaybedeceklerini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiği, kadastro tespit tutanağının kesinleştiği, dava konusu taşınmazın davalılar murisi ... adına tesis kadastrosu edinme sebebi ile 14.11.1990 tarihinde tescil edildiği ve halen de tapu kaydının davacılar adına yaşadığı anlaşılmıştır.
3. 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde ''Bu tutanaklarda belirtilen haklara, şuyulandırma ve tespitlere karşı, tutanakların kesinleştiği andan itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz'' hükmü yer olmakta olup, söz konusu maddede yer alan 10 yıllık süre hak düşürücü süredir.
4. Bilindiği üzere, hak düşürücü süreler yasalar ve sözleşme ile belirlenen bir sürenin geçmesi ile sadece dava hakkını değil, bizzat hakkın kendisini ortadan kaldıran ve hakim tarafından resen nazara alınması gereken süreler olup, bu süreler hukiki güvenliğin ve istikrarın sağlanması amacına hizmet eder.
5. Dava konusu somut olayda, taşınmazın kadastro tespiti esnasında haritasında yol olarak gösterilmediği, hakkında tutanak düzenlenerek davacılar murisi adına tespit edildiği, idare tarafından itiraz edilmeksizin ve kamulaştırma şerhi verilmeksizin kadastro tespitinin kesinleştiği, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden sonra, idare tarafından bu hakka dayalı olarak 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazda bulunulmadığı, davacılar murisleri adına oluşan tapu kayıtlarının kesinleştiği ve davalı idarece ileri sürülen eski kamulaştırma işleminin de kadastrodan önceki sebep haline geldiği, hak düşürücü sürenin kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında nazara alınması gerektiği gözetilerek tüm malikler yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken davanın istinaf etmeyen davalılar yönünden yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.