İdari izin günlerinin resmi tatil sayılmaması nedeniyle temyiz süresinin işlemeye devam etmesi ve geç yapılan temyiz talebinin reddedilmesi.
Özet: Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz eden sanığın başvurusu incelenmiş; Yargıtay, karar tebliğ tarihinden itibaren başlayan bir haftalık yasal temyiz süresinin son gününün resmi tatil nedeniyle uzamasına rağmen, idari izin günlerinin resmi tatil kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sürenin işlemeye devam ettiği gerekçesiyle, temyiz başvurusunun kanuni sürenin geçmesinden sonra yapıldığını tespit ederek, tebliğname görüşüne aykırı olarak davanın esasına girilmeksizin sanığın temyiz isteğini oy birliğiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/108 E., 2016/244 K.SUÇLAR : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/108 Esas, 2016/244 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.06.2010 tarihli ve 2010/1-119 Esas, 2010/155 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, “süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer”, aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, “son günün tatile rastlaması durumunda sürenin, tatilin ertesi günü sona ereceği” hükme bağlanmıştır. Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki 2429 sayılı Kanun'un 2/B-1 maddesi ise, “Ramazan Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 3,5 gündür” şeklindedir.Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yokluğunda verilen kararın sanığa 29.06.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, bir haftalık temyiz süresinin son gününün Ramazan Bayramı tatiline tekabül ettiği, temyiz süresinin son gününün bayram tatilinin sona erdiği 07.07.2016 tarihinin ertesi günü olan 08.07.2016 Cuma günü olduğu, bu günün Başbakanlık Genelgesi uyarınca hizmetlerin aksamaması açısından gerekli tedbirlerin alınması ve asgari seviyede personelin bulundurulması kaydıyla tam gün idari izin günü olarak belirlendiği anlaşılmış ise de, idari izin günlerinin resmi tatil olmaması nedeniyle süreler ve bu bağlamda temyiz süresi işlemeye devam ettiğinden sanık tarafından karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.