Ticaret unvanında iltibas iddiasıyla açılan haksız rekabet davasında, uluslararası marka duyurusundan haberdar davacının unvanı kötü niyetle kullandığına ve davalının önceki kullanım hakkına sahip olduğuna dair Yargıtay kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı şirket kendi ticaret unvanının davalı şirketinkinden önce tescil edildiğini ve unvanlardaki benzerliğin haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek davalı unvanının terkinini talep etmiş; ancak mahkeme, davalının tartışmalı unvanı uluslararası düzeyde daha önce duyurduğunu ve marka tescili için başvurduğunu, davacı şirket ortağının ise davalının sektördeki eski bir çalışanı olması nedeniyle bu durumu bilerek unvanını kötü niyetle tescil ettirdiğini kabul ederek davayı esastan reddetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5073 E.  ,  2026/2476 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2148 Esas, 2025/956 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/521 E., 2021/596 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in 23.08.2017 tarihinde şirketi ... Makine İmalat A.Ş.'yi ... Müdürlüğüne tescil ettirdiğini, usulen tescil edilmiş ticaret unvanına istinaden ticari işlerini yürütmekte olan müvekkilin 13.10.2017 tarihinde ... numarası ile ... Makine A.Ş. unvanında yeni bir şirketin tescil edildiğini öğrendiğini, müvekkili ile davalının ticaret unvanının ... Müdürlüğü nezdinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının davalının iltibas içeren ticaret unvanının tescilden daha önce tescil ettirildiğini, 16.10.2017 tarihinde ... Müdürlüğü'ne yazılan dilekçe ile söz konusu durumun bildirildiğini, bunun üzerine ... Müdürlüğü'nün 17.10.2017 tarihli cevabi yazısıyla davalı şirkete unvan değişikliğini tescil ve ilan ettirilmesi yönünde ihtar çekildiği bilgisi verildiğini, yapılan bu bildirim ve ihtarlara rağmen davalı şirketçe unvan değişikliği ve terkini adına herhangi bir işlemde bulunulmadığını, müvekkili şirketin müşkül durumda bırakıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirketin faaliyet konuları ve faaliyet alanları ile üretim ve satışını yaptıkları ürünler, çalışma alanları, hitap ettikleri müşteri portföyünün benzer ve ayniyet arz ettiğini, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin önlenmesine, davalının ticaret unvanının terkinine, unvanın tescil edilmiş şekli ile kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ... TR'nin kompresör, vakum pompaları, endüstriyel gazlar, endüstriyel el aletleri ve montaj çözümleri, yol inşaat makinaları, kırıcılar, seyyar kompresörler, yeraltı-yerüstü delici makinaları ve sarf malzemelerinin satış ve servis hizmetlerini sunan alanında lider bir firma olduğunu, ... grubunun çatı şirketi merkezi ...'te bulunan ... AB'nin global olarak almış olduğu karar ile ... (MR) İş Alanını ... bünyesinden ayırarak ayrı bir tüzel kişilik altında ve "..." ismi ile devam edilmesine karar verildiğini, hemen akabinde İsveç'te kayıtlı ana şirket ... "..." markası için Madrid Protokolü uyarınca ... nezdinde 0...5 referans numarasıyla ve 04/06/07/08/09/11/12/16/17/19/20/35/36/37/41/ 42... numaralı Nice sınıfları için 25.04.2017 tarihinde koruma talep edildiğini, koruma talep edilen ülkeler arasında Türkiye'nin de yer aldığını, davacı şirketin tek ortağı ...'in Maden ve İnşaat Tekniği alanında servis teknisyeni olarak 01.10.2001 - 01.03.2007 tarihleri arasında ... Makinaları İmalat Anonim Şirketi'nin İzmir ofisinde, 01.03.2007 tarihinde işyeri nakli yapıldıktan sonra ise 31.12.2010 tarihine kadar İstanbul işyerinde çalıştığını, ... şirketinin yeni oluşumu olan "..." şirketini lanse ettiği tarihten bu tarafa sektörde büyük yankı uyandırdığını, dünya devi ...'nun Maden ve Kaya Kazısı İş alanı için ayrı bir tüzel kişiliği olacağını, işbu "..." markası da ... şirketinin bir yan markası olarak tescil edildiğini, uluslararası başvuru tarihinin ilk saat ve dakikasında yapılmış sayılacağını, davacı şirketin unvanında kullanılan "..." ibaresi iltibas yoluyla haksız rekabete yol açtığını, davacı şirketin tek ortağı ve ... çatı grubunun eski çalışanı olan ...'in müvekkil şirket ...'nun belirlediği "..." ismini bilerek ve iltibas yaratmak kastıyla kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından ilk olarak 02.05.2017 tarihinde "..." ibaresinin kullanılacağının duyurulduğu, davacı tarafın ise söz konusu ibarenin kullanımına ilişkin önceye dayalı bir hakkı mevcudiyetine ilişkin bilgi veya belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı, davalının söz konusu "..." ibaresi üzerinde hak sahibi olduğu, davacı şirketin tek ortağının ... Makinaları İmalat A.Ş.'de çalıştığı ve halihazırda da aynı sektörde iştigal etmesi sebebiyle, davalıya ait duyurudan haberdar olduğu ve "..." ibaresinin kullanılmaya başlanacağını bildiği, bu durumunun iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, ticari dürüstlüğe aykırı kullanımın davalı tarafından yapılmadığı, zira davalının söz konusu ibareyi ilk olarak kullanan ve tanıtan kişi olarak hak sahipliğinin mevcut olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TTK'nın 50. maddesine göre usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanının kullanılması nedeniyle aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince davalı ticaret unvanın sicilden terkini ve unvanın aynen kullanımı nedeniyle oluştuğu iddia edilen haksız rekabetin TTK'nın 56. maddesi uyarınca meni taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.