Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında yaşanan çoklu istinaf süreçleri sonrası, arsa niteliğindeki taşınmazın değeri ve usul hataları üzerine bölge adliye mahkemesinin düzelterek esas hakkında verdiği nihai karar.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki ret kararının ardından, bölge adliye mahkemesinin birden fazla bozma ve yeniden gönderme kararıyla devam eden süreçte, kamulaştırma bedelinin yüksekliği veya düşüklüğü, zirai gelir hesaplama metodundaki eksiklikler, taşınmazın tarla vasfını kaybedip imar bölgesine girmesi, güncel piyasa bedellerinin göz ardı edilmesi ve demiryolu geçişiyle oluşan değer kaybı gibi hususlarda taraf vekillerince yapılan itirazlar üzerine, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında kabul hükmü kurulmuş olup, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/16806 E.  ,  2026/2716 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/22 Esas, 2025/63 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/214 Esas, 2024/90 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1325 parsel sayılı taşınmazın 6.167,43 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, idarenin takdir ettiği değerin üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Vasisi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın Gediz ovasının en verimli yerlerinden biri olmasına rağmen değerinin çok altında değer tespit edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yörede yetiştirilebilen ürünlerin tamamının dikkate alınmadan sadece yonca ve buğdaya göre zirai gelir metoduna göre hesaplama yapılmasının değer düşüklüğüne sebep olduğunu, davaya konu arazinin tarla vasfını kaybettiğini, sarı alan olarak belirtilen imar bölgesine girdiğini, bilirkişilerce bedel tespiti yapılırken sadece belediyede yer alan piyasa rayiç bedelinin baz alınmasının ve güncel piyasa bedellerinin hiç bir suretle dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ayrıca tren yolunun geçmesi sebebiyle arazinin küçülmesi sonucunda arazide büyük bir değer düşüklüğü oluştuğunu, kamulaştırılan alan dışında kalan arazi içinde bir değer düşüklüğü hesabı yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin bir imar planı çalışması olup olmadığına dair bilgi istenilmesine rağmen bu taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporlarının yanlı ve tek taraflı olarak hazırlandığını, dava konusu taşınmazın büyük bir bölümünün demiryolu olarak kamulaştırılmasını ve yol ile bağlantısının kesilmesi nedeniyle kalan kısımda değer kaybı olacağını, değer kaybı bedelinin de kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tarla vasfından arsa vasfına geçtiğini, bilirkişi raporlarında baz alınan belediye rayiç bedelinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın kadastral parsel, emsal alınan taşınmazın imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde yargılama sırasında imar uygulama çalışmalarının başlatıldığı, davaya konu edilen 6.167,43 m²lik kısmının imar uygulaması kapsamına alınmadığı, kalan kısmın imar uygulaması kapsamında düzenleme sahası içine alındığı, çalışmaların tamamlanması akabinde kamulaştırmaya konu alanın 6217 parsel olarak ifraz edildiği, kamulaştırmadan arta kalan kısımda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4 97... ve 5 07... parsellerde davalılara hisse verildiği, yapılan denetime göre davalılar uhdesinde başka bir taşınmaz kalmadığı, bu hali ile kamulaştırmadan arta kalan kısmın imar uygulaması ile kullanılabilir halde olup değer kaybı verilmemesinin yerinde olduğu, ancak dava konusu edilen 1325 parselin kamulaştırılan 6.167,43 m²lik kısmının ifrazla 6217 parsel numarasını aldığı belirlendiği halde hükmün, kapatılan 1325 parsel üzerinden kurulması, tapu iptali ve tescil kararının "tüm takyidatlardan" ari olarak verilmesi gerektiği, belirlenen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma bedelinin mahsubu ile bakiye bölümün davalılara ödenmesi yönünde karar verilmesi gerektiği, davacı idare tarafından ... adına yatırılan bedelin, idare tarafından fazladan depo edilen bedel içinde olduğu görülmekle idareye iadesine karar vermek gerektiği ve yargılama sırasında vefat eden davalı ... adına depo edilen kısımdan hüküm altına alınan kısmın da mirasçıları olan diğer davalılara eşit hisse ile ödenmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazın bağ vasfında olduğunu, arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, arsa olarak yapılan değerlendirmede dahi tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan birçok bakımdan daha değerli olduğunu, kıyaslama kriterlerinin eksik ve oranın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlar ve asmalar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince kabul gören değer ile idarenin takdir ettiği değerlerin çok farklı olduğunu, verilen kararda 7.maddede dava dışı ...’un mirasçılarının diğer davalılar olması nedeniyle kastedilen kişinin ... (...) ... olduğu hususunun düzeltilmesi gerektiğini, davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Vasisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın Gediz ovasının en verimli yerlerinden biri olmasına rağmen değerinin çok altında değer tespit edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yörede yetiştirilebilen ürünlerin tamamının dikkate alınmadan sadece yonca ve buğdaya göre zirai gelir metoduna göre hesaplama yapılmasının değer düşüklüğüne sebep olduğunu, davaya konu arazinin tarla vasfını kaybettiğini, sarı alan olarak belirtilen imar bölgesine girdiğini, bilirkişilerce bedel tespiti yapılırken sadece belediyede yer alan piyasa rayiç bedelinin baz alınmasının ve güncel piyasa bedellerinin hiç bir suretle dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ayrıca tren yolunun geçmesi sebebiyle arazinin küçülmesi sonucunda arazide büyük bir değer düşüklüğü oluştuğunu, kamulaştırılan alan dışında kalan arazi içinde bir değer düşüklüğü hesabı yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin bir imar planı çalışması olup olmadığına dair bilgi istenilmesine rağmen bu taleplerinin kabul edilmediğini, dava konusu eski 1325 parselden ayrılan 4 97... parsele ilişkin görülen izalei şuyu davasında alınan kıymet takdiri raporunda 8.5 00... olan taşınmaz için 90.000.000 TL olarak tespit edildiğini, her iki taşınmaz arasında 100 metre mesafe dahi yok iken aradaki değer farkının hatalı bir incelemenin sonucu olduğunu, davalı lehine dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporlarının yanlı ve tek taraflı olarak hazırlandığını, dava konusu taşınmazın büyük bir bölümünün demiryolu olarak kamulaştırılmasını ve yol ile bağlantısının kesilmesi nedeniyle kalan kısımda değer kaybı olacağını, değer kaybı bedelinin de kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tarla vasfından arsa vasfına geçtiğini, bilirkişi raporlarında baz alınan belediye rayiç bedelinin gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporunda yörede yetiştirilebilen ürünlerin çeşitliliği dikkate alınmadan sadece yonca ve buğdaya göre zirai gelir metoduna göre hesaplama yapılmasının değer düşüklüğüne sebep olduğunu, dava konusu taşınmazın Gediz ovasının en verimli yerlerinden biri olmasına rağmen değerinin çok altında değer tespit edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece emsal taşınmazlara ilişkin bilgi ve belge sunma taleplerinin reddedildiğini, dava konusu parselden ayrılan 4 97... parsele ilişkin görülen izalei şuyu davasında alınan bilirkişi raporunda 8.5 00... olan taşınmaz için 90.000.000 TL olarak tespit edildiğini, her iki taşınmaz arasında 100 metreden az mesafe olmasına rağmen bu denli büyük bir farkın çıkmasının bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu ortaya koyduğunu, davalı lehine dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 1325 parselin 6.167,43 m²lik kısmının ifrazı ile oluşan 6217 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.