Kıyı kenar çizgisi nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmaz için 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazminat talebinin kapsam ve hesabına dair temyiz.
Özet: Bu hukuki evrak, kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapu kaydı mahkeme kararıyla iptal edilen taşınmaz için 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007 nci maddesi uyarınca zararın tazmini talebini ele almaktadır; ilk derece mahkemesinin davanın tamamının kabulüne yönelik kararını istinaf eden davalı Hazinenin başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesi, davacının tazminat miktarının yalnızca tapu iptali kararı verilen kısmın kendi hissesine düşen 142,51 metrekare alanı üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle ilk kararı kaldırarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesini uygun bulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/9441 E.  ,  2026/2710 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2036 Esas, 2025/484 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/241 Esas, 2022/140 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4265 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerin mülkiyet konusu olamayacağını, davacı tarafından bu yerde mülkiyet edinilmesi, daha sonra kendi kusuruna dayanarak tazminat talebinde bulunmasının dürüstlük ilkesi ile bağdaşmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiği, muhtesat bedelinin tazminat olarak hükmedilemeyeceğini, tazminat miktarının zararın meydana geldiği tarihe göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda alınan emsalin uygun emsal olmadığını, davalı idare lehine ücreti vekâlet takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilerek, dava konusu taşınmazın bir başka hissedarınca ikame edilen tazminat davasında da emsal olarak alınan ve taraflarca yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/24 52... /7398 Karar sayılı kararında uygun görülen ... Mahallesi 639 parsel nolu taşınmaz emsal alınmak suretiyle ve emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak bahse konu ilamda da uygun görüldüğü şekilde dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan % 20 oranında daha değerli olduğu tespiti ile dava konusu taşınmazın dava tarihindeki metrekare birim değerinin belirlenmesi, emsal taşınmazın kadastro parseli olması dava konusu taşınmazın %31 oranında yola terkinin bulunması nedeniyle imar parseli olmasından kaynaklı olarak % 31 oranında ekleme yapılarak dava konusu taşınmazın dava tarihindeki metrekare birim bedelinin 4.932,31 TL olarak belirlenmesi ve taşınmaz üzerinde bulunan 11 bağımsız bölüm nolu yapı niteliğindeki muhtesatlar yönünden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2021 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre değer belirlenip tazminat miktarının belirlenmesinde ve hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak davacının zemininde 11/365 oranında hissedar olduğu 6081,80 metrekare ... dava konusu 4265 parsel nolu taşınmazın 4.729 metrekarelik kısmının tapusunun iptali yönünde karar verilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince 4265 parsel nolu taşınmazın tamamı üzerinden tazminat miktarının hesaplanmasının hatalı olduğu, bu kapsamda davacının dava konusu taşınmazın tapu iptal kararı verilen 4.729 metrekarelik kısmında 11/365 oranda hissesine isabet eden alanın 142,51 metrekare olduğu ve tazminat miktarının 142,51 metrekare üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan, başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, 4265 sayılı parselde A ve B bloklarından A blokta bulunan bağımsız bölümlerin iptal edildiğini, B blokta bulunan bağımsız bölümlerin iptal edilmediğini, müvekkilinin A blok 11 nolu bağımsız bölümün tamamının tapu kaydının iptaline karar verildiğinden tazminat miktarının 183,28 m² üzerinden hesaplanması gerekirken 142,51 m² üzerinden hesaplanarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, aynı yerde, aynı nitelikte ve aynı büyüklükte bulunan 10 nolu bağımsız bölüm için açılan davada ek bilirkişi raporunda taşınmazın toplam bedelinin 2.216.830,46 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiği, muhtesat bedelinin tazminat olarak hükmedilemeyeceğini, tazminat miktarının zararın meydana geldiği tarihe göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda alınan emsalin uygun emsal olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ... Mahallesi 4265 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın Hazine tarafından açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/94 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 4.729,00 m²lik kısmının tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 10.07.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 05.07.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.