Davacı idarenin tarım arazisinin kamulaştırma bedelinin yüksek olduğuna ilişkin itirazlarının reddedilerek, net gelir metoduyla yapılan değerlemenin hukuka uygun bulunması ve bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı idarenin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tapudan terkinine ilişkin davada, belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu ve bilirkişi raporunun hatalı olduğu iddialarıyla yaptığı istinaf ve temyiz başvuruları, taşınmazın tarımsal niteliği dikkate alınarak net gelir metoduyla yapılan değerlemenin usul ve yasaya uygun bulunması, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve isabetli görülmesi ile kararda bozmayı gerektirecek bir sebep tespit edilememesi gerekçeleriyle hem bölge adliye mahkemesi hem de Yargıtay tarafından reddedilerek, ilk derece mahkemesinin kamulaştırma bedeli tespiti ve tapu terkini yönündeki kararının kesinleşmesiyle sonuçlanmıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1674 Esas, 2025/79 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/355 Esas, 2022/192 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekilince cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın kuru arazi vasfında, 1.197,62 m²'nin kapama badem, 300 m² kapama bağ (kuş üzümü) olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu niteliğine uygun olarak badem ve bağ münavebesi alınmak suretiyle net geliri esas alınmak ve taşınmazın konumu dikkate alınarak sonuç metrekare birim değerlerinin 994,65 TL olarak tespit edildiği, ayrıca davaya konu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmın 813,46 m² yüzölçümüne sahip olduğu, bu halde kalan alanların yüzölçümlerinin büyüklüğü, geometrik şekilleri ve bilirkişi raporuna yansıyan konumları dikkate alınarak değer azalışı hesaplanmamasında bir isabetsizlik görülmediği, bu haliyle; davaya konu taşınmaz bakımından 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verilerine göre değer biçilmesinde ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçekçi ve denetime elverişli olmadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.