Kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil davalarında temyiz kesinlik sınırı ile tarım arazisi değerlemesinin Yargıtay tarafından değerlendirilmesi.
Özet: Yargıtay, davacının kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davanın kabulüne ilişkin kararlarını temyizen incelemiş; ecrimisil bedelinin kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu yöndeki temyizi reddederken, kamulaştırmasız el atma tazminatı talebini esastan incelemeye alarak, bölge adliye mahkemesinin taşınmazın değerini sulu tarım arazisi olarak ve münavebe ürünlerinin net geliri üzerinden belirlediği hususunu ve tarafların buna ilişkin itirazlarını değerlendireceğini belirtmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8076 E.  ,  2026/2707 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/414 Esas, 2025/1073 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/435 Esas, 2023/504 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili ve ecrimisil istemi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı için ecrimisil bedeli olarak hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Bu nedenle; taraf vekillerinin ecrimisil yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3 56... parsel ve ... Mahallesi 3 31... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeden geçen Gugure deresinin zamanla yatağının değişmesi sonucu gelen suların etkisiyle taşınmazın tamamının kullanılamaz sular altında kaldığını, kullanılamaz hâle geldiğini, el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmaza davalı idarenin herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, kamulaştırmasız el atma koşullarının gerçekleşmediğini, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatı ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil bedelinin düşük belirlendiğini, arsa vasfında olan dava konusu taşınmaz için tarla vasfı ve gelir metodu ile yapılan hesaplama ile kanun ve usule aykırı karar verildiğini, dava konusu taşınmazların olduğu parselden Belediye kanalizasyon sisteminin ve şehir içme suyu hattının geçtiğini, taşınmazın mahallenin tam ortasında olduğunu, uydu görüntüleri ve komşu parsellerin tamamının imar planı içinde kaldığını, parselin mücavir alanda olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil bedelinin yüksek belirlendiğini, yerel mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, dava konusu parsellere müvekkili idarenin herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davada idari yargının görevli olduğunu, davanın idare açısından husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma davası şartlarının oluşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, ıslah yoluyla artırılan miktarlar için dava tarihinden değil, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi 11/1-f maddesi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday-şeker pancarı-karpuz verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 38,13 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre özelliği ve durumu dikkate alındığında %60 oranında objektif değer artışı uygulanmasında istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebeplerine göre bir isabetsizlik görülmediği ancak hükümde 3 56... parselin mahalle adının hatalı yazılmak suretiyle infazda tereddüte sebep olacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Taraf Vekillerinin Ecrimisile İstemine İlişkin Temyizi Yönünden
Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Taraf Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.