Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat isteminin reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir motosiklet sürücüsünün, plakası tespit edilemeyen bir aracın arkadan çarpması sonucu ağır yaralanarak daimi maluliyet ve geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi kazanın tespit edilemeyen araçtan kaynaklandığının somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı vekili ise, müvekkilinin kaza sonrası bilincini kaybettiğini, karşı tarafın kaçtığını ve hastane kayıtlarının incelenmesiyle kazanın oluş şeklinin ve kusurun tespiti gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacının sevk ve idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde kimliği tespit edilemeyen sürücünün kazaya oluşumununa sebebiyet vererek asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kural ihlali olmadığını, kaza dolayısıyla müvekkilinin ağır yaralandığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacıya ödenmesi gereken 19.500,00 TL daimi maluliyet tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 22/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazanın 20/10/2020 tarihinde gerçekleştiği iddia edildiği, ancak kolluk şikayetinin kazadan 6 ay sonra yapılmış olduğunu, hastane evraklarında arkadan çarpan araçtan bahsedilmemesi nedeniyle kaza öyküsünün üretildiğini düşündürdüğünü, davacının kendi kusuruyla motosikletinin devrilmesi ile yaralandığını, yetkisiz kuruluş tarafından, somut arazlara ilişkin uzmanlığı bulunmayan heyet tarafından düzenlenen raporun geçersiz olduğunu, davacı tarafın somut olayda başvuru ve arabulucu sürecinde kazanın oluş şekli ve kusur durumu ile maluliyet durumu hakkında usule uygun ispat vasıtaları sunmadığını, tedavi gideri, geçici dönem bakıcı gideri ile geçici iş görmezlik tazminatı ve diğer masrafların Güvence Hesabının sorumluluğunda olmadığını, kaza tarihinde trafiğe çıkma ve sigortalanma yeterliliğine sahip olup olmadığının araştırılması ile sonuca göre davanın reddini, kusur durumunun, davacının tek taraflı beyanları ile değil, gerçek deliller ışığında ATK Trafik İhtisas Dairesi ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınacak raporla belirlenmesini, maluliyet halinin kazayla illiyetli olacak şekilde ATK 2. İhtisas Kurulu ve devamında Üst Kurul raporuyla tespitini, tazminatın aktüerya hesap uzmanı raporuyla hesaplanmasını istediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Kaza tutanağı, bilirkişi raporları, tedavi evrakları, sigorta kayıtları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; dava konusu kazanın dava dışı ve plakası tespit edilemeyen aracın kusurundan kaynaklı olarak meydana geldiği hususunun somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacının sevk ve idaresindeki motosiklete yakın takibi sonucu arkadan çarpmasıyla yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza sonrasında yere düşerek bilincini kaybettiğini, hayati tehlike geçirdiğini ve hastaneye kaldırıldığını, karşı araç sürücünün kaza yerinden firar ettiğini, müvekkilinin kazadan sonra kaldırıldığı hastaneyi bildirmelerine rağmen kaza tarihinde hastaneye nasıl geldiğini ve ne nedenle geldiğinin araştırılmadığını, hastaneye müzekkere yazılması halinde davacının hangi günde ve hangi kayıtla hastaneye girdiğinin görüleceğini, kaza nedeniyle bilincini kaybeden davacının sağlık sorunlarıyla ilgilendiğini, sağlığı ifade vermeye elverdiği ilk anda da ifadesini vererek şikayetçi olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Güvence Hesabı ise, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması veya aracın tespit edilememesi halinde maddi zarardan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince sorumludur.
Davacı, kullandığı motosiklete sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu yaralandığını iddia ederek yaralanma sonucu oluşan maddi zararını davalı Güvence Hesabından talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, davacının yaralanma nedeniyle Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurduğu .... tarihli epikriz raporunda yaralanma nedeni olarak "düşme" sebebinin gösterildiği, aynı hastanenin acil tabibi ...'nın düzenlemiş olduğu 12/04/2021 tarihli açıklama yazısında; davacının hastaneye başvurduğunda yaralanma nedeni olarak düştüğünü beyan ettiğinin anlaşılması, trafik kazası nedeniyle şikayetin olaydan 5 ay sonra yapılması, davacının ileri sürdüğü trafik kazasının meydana geldiğine ilişkin .... tarihli "....yolu üzerinden kullanmış olduğum motosiklet ile Alanya merkezinde bulunan evime döndüğüm esnada arkadan bir araç bana hafif bir şekilde çarptı" şeklindeki beyanında belirtilen araca ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada araca ilişkin hiç bir bilgi ve belgeye rastlanamadığı, epikriz raporunda davacının hastaneye başvurduğunda bilincinin açık olduğunun anlaşıldığı bu itibarla kazanın meydana geldiği tarihte trafik kazası nedeniyle yaralandığını ileri sürmeyen davacının kazadan 5 ay geçtikten sonra kimliği belirsiz bir aracın kendisine çarpması nedeniyle yaralandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. İlk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 15/09/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...