Kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsili istemli davada istinaf ret kararına karşı temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle taşınmazına davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesiyle irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tahsilini talep etmiş; davalı idare ise acele kamulaştırma yapıldığını, bedelinin bankaya yatırıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalı idarenin istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından acele kamulaştırma sonrası makul sürede bedel tespiti davası açılmaması nedeniyle kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiği kabulüyle esastan reddedilerek, taşınmazın değerinin bilirkişi raporuna uygun şekilde belirlendiği gerekçesiyle onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/15787 E.  ,  2026/2703 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2791 Esas, 2025/1898 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/839 Esas, 2023/217 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 261 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını belirterek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu taşınmazla ilgili olarak Genel Müdürlüğün 16.03.2017 tarih ve 9-120 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile; yatırım programında 15.D.03.0060 proje no.su ile yer alan 380 Kv Bandırma ...-... Enerji İletim Hattı güzergahı altına isabet eden pilon yerleri için 250.000 m² mülkiyet, hat güzergahı emniyet şeridi içinde kalan 6.550,000 m² lik sahanın da irtifak hakkı şeklinde kamu yararı kararı alınarak kamulaştırması yapıldığını, ... 1.Asliye Hukuk Mahallesi 2018/470 D.İş. -2018/1213 Karar sayılı 10.12.2018 tarihli kararı ile davaya konu edilen taşınmazda teşekkülleri adına 306,25 m² mülkiyet, 2308,51 m² irtifak hakkı kamulaştırması yapıldığını, mahkemece 29.990,08 TL olarak belirlenen acele kamulaştırma bedeli kurumlarınca ... ... şubesine yatırıldığını ve mahkemece taşınmaza acele el konulmasına karar verildiğini, dolayısı ile kamulaştırma işleminin varlığı söz konusu olduğundan davacı tarafın taleplerinin dinlenemeyeceğini, dolayısıyla taraflarından tazminat talebini gerektirecek koşullar mevcut olmamakla birlikte davacının bu yöndeki taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, taşınmazın olduğu şekilde kullanılmasına engel olunmadığı gibi taşınmazda verim düşüklüğünün de söz konusu olmadığını, öncelikle davanın reddini talep ettiklerini, ancak, aksi hüküm kurulup tazminata hükmedilmesine karar verilmesi durumunda ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/470 D.İş. -2018/1213 Karar sayılı 10.12.2018 tarihli kararı doğrultusunda bankaya depo edilen miktarın hükmedilecek bedelden mahsubu ile dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen irtifak ve mülkiyet haklarının teşekkülleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazda kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, kapitalizasyon faizinin hatalı uygulandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif değer artışının yüksek hesaplandığını, münavebe ürünlerinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen %35 değer kaybının yüksek olduğunu, davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücreti ve harç ödenmesine yönelik hükmün hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza, daha öncesinde acele kamulaştırma kararıyla el atılmasına rağmen makul sürede bedel tespiti davası açılmayarak kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulüyle kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı, objektif değer artış oranı ile irtifaktan kaynaklanan değer kaybı oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmi tarım verileri ile uyumlu olduğu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden nispi vekâlet ücreti uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar:
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri:
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazda kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, kapitalizasyon faizinin hatalı uygulandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif değer artışının yüksek hesaplandığını, münavebe ürünlerinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen %35 değer kaybının yüksek olduğunu, acele el koyma davasında yatırılan bedelin yatırılma tarihinden, davada kamulaştırma bedelinden mahsup tarihine kadar güncellenerek güncellemiş bedelin belirlenen tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, taşınmazın tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyiz harcının alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.