2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca sulu tarım arazisi ve üzerindeki fabrikanın kamulaştırma bedelinin tespiti ile değerleme esasları hakkında yargı kararı.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen bedelin hem idarece yüksek hem de taşınmaz sahibi tarafından düşük bulunduğu iddialarıyla yapılan istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın net geliri, yöreye uygun münavebe ürünleri, üretim masrafları, %4 kapitalizasyon faizi esas alınarak ve yapı bedelinin resmi birim fiyatlarından yıpranma düşülerek belirlenen kamulaştırma bedelini makul bulup ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görmeyerek her iki istinaf başvurusunu da esastan reddetmiş; davalı vekilinin temyiz süresi geçmesi nedeniyle reddedilen temyiz başvurusuna karşılık, davacı idarenin temyiz başvurusu incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/12863 E.  ,  2026/2702 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2163 Esas, 2025/685 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/128 Esas, 2024/432 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ve davacı idarenin temyiz dilekçesinin, davalı vekiline 19.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 2 haftalık temyiz süresi ile 366 ncı maddenin yollamasıyla 348 inci maddesi uyarınca 2 haftalık katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 08.08.2025 tarihinde verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... köyü 1894 (yeni 1 44... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı idare adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, sulu tarım yapıldığına dair hiçbir emare bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının ve kapitalizasyon faizinin hatalı olduğunu, münavebenin hatalı yapıldığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, üzerinde su fabrikası bulunan dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan kamulaştırmanın mülkiyet kamulaştırması şeklinde olmaması gerektiğini irtifak kamulaştırması şeklinde olması gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bina (fabrika), kaptaş, su deposu ve idari binalar gibi taşınmazın bütünleyici parçaları ve eklentilerinin atıl durumda kaldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi, değer biçilirken de yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi esas alınıp, taşınmazın bulunduğu yer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağının değerlendirilip üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre % 4 kapitalizasyon faizi uygulanması, net gelir yöntemi ile taşınmazın gerçek değerine ulaşıldığından objektif değer artışı uygulanmaması, taşınmaz üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek kamulaştırma bedelinin belirlenmesi yerinde olup, tespit edilen kamulaştırma bedelinin makul olduğu anlaşılmakla belirtilen bu hususlarda İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Bursa ili, ... ilçesi, ... köyü 1 44... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
B.Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.