Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı maddi tazminat davasında davalı istinaf başvurusu kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı araç sahibinin, bir trafik kazası sonucu davacı aracında oluşan 30.000,00 TL değer kaybı için ilk derece mahkemesince aleyhine verilen müştereken ve müteselsilen tazminat hükmüne karşı yaptığı istinaf başvurusunu incelemektedir; davalı araç sahibi, kusursuz olduğunu, sorumluluğun sürücüye veya sigorta şirketine ait olduğunu, bilirkişi raporunun ve faiz uygulamasının hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep ederken, davacı istinafın reddini istemektedir.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ....vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/06/2021 tarihinde davalı ....'a ait ...plakalı aracın davalı ..in sevk ve idaresinde iken davacıya ait ....plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davacının kusurunun bulunmadığını, davacının aracında değer kaybı oluştuğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ....vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin kül halinde haksız olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacının alacak ve faiz taleplerine karşı zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünü, söz konusu kazanın meydana gelmesinde araç sahibi olan müvekkilinin hiçbir ihmali, kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, değer kaybı tazminatını öncelikle davalı asıl sorumlu sigorta şirketinin, devamla kiralayan araç sürücüsünün sorumlu tutulmasını istediklerini, davacı tarafın belirtmiş olduğu zarar hesabının kabulünün mümkün olmadığını, aracın kaza yaptığı kısımlar ile faturanın uyumlu olup olmadığının araştırılmasına, fatura bedelinin zarar ile uyumlu olup olmadığının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ (yeni ünvan ...AŞ) vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıya poliçe limitinin tamamının ödendiğini ve trafik poliçe limitinin tüketildiğini, sorumluluğunu ödemiş olan müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Kaza tutanağı, Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporu, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ...plakalı araç sürücüsünün 27/06/2021 tarihinde meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığı ve aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımlarının özelliği değerlendirildiğinde 30.000,00 TL değer kaybının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile değer kaybı olarak 30.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 15/02/2022 dava tarihi, davalı ...yönünden 27/06/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...yönünden açılan davanın HMK’nın 150/5. maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ....vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararında tüm yargılama giderlerinin arabuluculuğa katılmayan ...dan alınmasına karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu durumun hiçbir hal ve şartta kabul edilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın matbu şekilde müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde araç sahibi olan müvekkilinin hiçbir ihmali, kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin araç kiralama sözleşmesiyle sorumluluğunun araç sürücüsüne devrettiğini, raporu itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, mahkemenin itirazlarının reddine dair gerekçesinin soyut ve matbu olduğunu, Ankara Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda verilen araç rayiç değerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın kendisinin sunmuş olduğu kaza tespit tutanağı baz alınarak kusur durumunun belirlenmesinin mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesince kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf talebiyle davanın bir süre daha sürüncemede kalmasına yöneldiğini, gereksiz bir çaba niteliğinde olduğunu, ilk derece mahkemesince gerekli tüm araştırmaların yapıldığını, verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat (değer kaybı) isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacının aracına, davalıların sürücüsü, kayıt maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, davacı aracında oluşan değer kaybının davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ...vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile diğer davalılar istinaf yasa yoluna başvurmadığından davalılar ....Sigorta AŞ ile ....hakkında kurulan hükümler kesinleşmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı ....vekili, müvekkilinin dava konusu aracı 25/06/2021 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ...e kiraladığını, bu nedenle hukuken işleten olmadığını ve husumet yöneltilemeyeceğini iddia etmiş, buna ilişkin kira sözleşmesini dosyaya sunmuştur. İlk derece mahkemesince davalı şirketin kiralama savunması üzerinde durulmamış ve işleten olduğu gerekçesiyle davalı ...yönünden açılan değer kaybı isteminin kabulüne karar verilmiştir. Bu haliyle, ilk derece mahkemesince bu hususta yeterli araştırma yapılmamış olup, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince, davalı ... ile davalı ....arasında 25/06/2021 tarihinde düzenlenen kiralama sözleşmesi hükümleri değerlendirilerek ve varsa taraflara bu hususta delillerini ibraz etmek üzere makul bir süre verilerek, kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine, KABİS'e bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işletenin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği ve sonuç olarak davalı ...ın işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
2-İlk derece mahkemesince davadan önce arabulucuya başvurulduğundan Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalı ...dan tahsiline karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 gün ve 2022/2615 esas, 2024/7426 karar sayılı ilamında vurgulandığı gibi;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06/12/20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Somut olayda davacıya ait araç ile davalı tarafa ait aracın otomobil niteliğinde araç olduğu, ilk derece mahkemesince davacı ile davalı ...arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğunun tespiti yapılmadığı, bu ikisi arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte değil ise somut olayda zorunlu arabuluculuğa başvuru koşulunun bulunmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davalı ...ın arabuluculuğa katılmadığı dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ....vekilinin işleten sıfatına ve arabuluculuk ücretine yönelen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalı ....Sigorta AŞ yönünden kesinleştiği dikkate alındığında 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının davalı ...ile sınırlı olarak esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın, istinaf yasa yoluna başvuran davalı ...yönünden yeniden görülmesi ve istinaf yasa yoluna başvurmayan diğer davalı ...Sigorta AŞ yönünden tahsilde tekerrür oluşmayacak şekilde hüküm kurulması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı ...vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ....vekilinin işleten sıfatına ve arabuluculuk ücretine yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ...Karar sayılı, 14/11/2023 tarihli kararının davalılar ....Sigorta AŞ ve ....yönünden kesinleştiği dikkate alındığında 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince davalı ...ile sınırlı olarak ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın, istinaf yasa yoluna başvuran davalı ..yönünden yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yeniden kurulacak hükümde davalı ...ın sorumluluğuna karar verildiği takdirde, davalı ...Sigorta AŞ hakkında kesinleşen hükümle tahsilde tekerrür oluşturmamasına,
4-Davalı ....vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5-Davalı ....tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 512,33 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...