Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Hakkaride yol ve park amacıyla el atılan taşınmazlar için kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil talepli davada Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararını temyiz etmektedir.
Özet: Taşınmazlarına yol ve park yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atılan davacıların taşınmaz bedeli ve ecrimisil talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, tarafların istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, emsal satışları, taşınmazların mevkii, konumu, niteliği ve vergi beyan değerleri dikkate alınarak yapılan m² birim fiyatı tespitinin isabetli olduğunu belirterek başvuruları esastan reddetmiş ve bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/13183 E.  ,  2026/2695 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1486 Esas, 2024/2533 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/11 Esas, 2023/36 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedeli ve ecrimisilin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Hakkari ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 45... parsel ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlara yol ve park yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının bulunmadığını, davacının zararının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz paylarının davacı hisseleri oranında kabulüne karar verilmiş olduğunu ancak güncel tapu kayıtlarının dosya arasına alınması neticesinde dava dışı şirketin dava konusu taşınmazlarda hissesi bulunmadığının anlaşıldığını ve bu nedenle müvekkil hisselerine düşen alacak payının eksik ve hatalı hesaplanmış olduğunu, fen bilirkişilerinden ek rapor aldırılması gerektiğini, kamulaştırılan alanın m² değerinin gerçekte olduğundan daha az gösterildiğini, dava konusu taşınmazın m² değerinin rayiç değerlerinin altında olduğunu, taşınmazın ticari arsa değeri olup, olması gerektiğinden daha düşük m² değeri biçildiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiği, faiz başlangıç tarihlerinin hukuka aykırı olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiğini bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yeniden keşif yapılması gerektiğini, yapılan emsal değerlendirmelerinde en yüksek emsal baz alınarak hesaplama yapıldığını, yol olarak kullanılan alanda belediye lehine % 45 terkin yapılması gerekmekteyken çekme payı düşülmeden bedel biçildiğini, ecrimisile hükmedilebilmesi için taşınmazın ecrimisil istenilen dönemde davalı tarafından kullanılması ve bu kullanımın kötü niyetli olması gerektiğini, davanın konusundan kaynaklı maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinafa başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değerlendirmeye esas alınan Hakkari ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 14... parsel sayılı emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazların vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazların m² birim fiyatının dava tarihi itibari ile 1.685,15 TL olarak tespitinde bir isabetsizlik görülmediği (Dava konusu taşınmaza komşu Hakkari ... ilçe ... Mahallesi 1 52... parsel sayılı taşınmazın denetimden geçtiği Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2019/1255 Esas sayılı kararında 2016 yılı için m² fiyatı 591,38 TL, 1 47... parsel için 1.245,20 TL uygun bulunmuştur.) gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca taşınmazdaki davacı payı karşılığının davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki davada dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmış olup, bu tarihten sonraki el atmalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da bir düzenleme bulunmadığı, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında fiilen el atılan taşınmaz bedeli yönünden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, maktu harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereğince temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (6) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkartılması, yerine "Alınması gereken 133.952,85 TL harçtan, tahsil edilen 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 133.772,95 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.