T.C. Bölge Adliye Mahkemesinin finansal kiralama sözleşmesiyle elde edilen ayıplı polyamid silindir sebebiyle açılan alacak davasında zamanaşımı ve husumet itirazlarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalıdan finansal kiralama yoluyla temin ettiği makinedeki ayıplı polyamid silindir kılıfı nedeniyle ödediği 8.000 Euro teminat bedeli ile verdiği 18.500 TL değerindeki çeklerin iadesini ve ayıplı parçanın değiştirilmesini talep ederken; davalı, zamanaşımı ve ayıplı parça bildirim sürelerinin geçtiğini, davacı ile doğrudan bir satış veya kiralama ilişkisi bulunmadığını, 8.000 Euro ödemenin gerçekleşmediğini ve verilen çeklerin teklif bedelini karşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
... ....Asliye Ticaret Mahkemesinni ... tarih ... Esas ... sayılı Kararının yapılan İstinaf yargılaması neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; davacının sahibi olduğu ... isimli şirket için dava dışı ... A.O ile yaptığı ... ...Noterliğinden düzenlenmiş 03/12/2013 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi ile davalı şirketten sembolik bir obsiyon devir bedeli ile ... eninde polyamid silindirli kalenderi kiraladığını, teknik servis kontrolü neticesinde makinanın siyah polmayid silindir kılıfının kullanılamayacak şekilde ayıplı olduğunun anlaşıldığını ve bu durumun geciktirilmeksizin davalı şirkete bildirildiğini, yapılan ikili görüşmeler neticesinde 25/12/2013 tarihli belgenin düzenlendiğini, bu belgeye göre polyamid kılıfın teminatı olarak 8.000 Euro'nun davalı şirkete ödendiği, davalı şirketin de imalat hatası olarak ön görülen polyamid kılıf için imalatçı firma ile görüşülerek yenisinin talep edileceğini, imalatçı firma tarafından yenisi gönderildiği takdirde 8.000 Euro'nun iade edileceğini, beş -altı gün sonra davalı satıcı tarafından imalatçı firmanın malda imalat hatasının bulunmadığını, bu sebeple değiştirme talebinin kabul edilmediğini söyleyerek işin görülmesi için stoklarda mevcut polyamid silindir kılıfını vereceklerini, bunun için de teminat verilmesi gerektiğini söylediğini, davacının da siparişlerini yetiştirebilmesi için bu teklifi kabul ederek 7.000 , ....000, 4.000 ve ....500 TL bedelli müşteri çekleri olmak üzere toplam 18.500 TL bedelli çekler verildiğini, bu çeklerin teminat amaçlı verildiğini, ancak aradan 1,... yılın geçmesine ve tüm görüşmelere rağmen silindir kılıfı değiştirilmediği gibi Euro ve çek bedellerinin de geri verilmediğini, bu sebeple iade edilmeyen 8.000 Euro'nun 21/08/2015 tarihindeki Euro alış kuru üzerinden hesaplanan 27.036,80 TL ile 4 adet çek bedeli olan 18.500,00 TL olmak üzere toplam 45.536,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiklerini, kiralama sözleşmesinin 14/C maddesi gereğince husumetin satıcıya yöneltileceğinin belirlendiğini belirterek, 45.536,80 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; dava konusu makinanın üç yıl kadar uzun bir zaman önce 12/09/2012 tarihinde fatura düzenlenerek ... A.Ş'ye satıldığını, bu sebeple ayıptan doğan sorumluluklara ilişkin davalardaki iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, öncelikle davanın bu sebepten reddine karar verilmesi gerektiğini, 8 günlük hak düşürücü süre içinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, davacının davalı şirketten polmayid silindirli kalenderi finansal kiralama yolu ile kiraladığını belirtmekte ise de; makinanın Yapı Kredi Finansal Kiralamadan kiralandığını, davacı ile aralarında herhangi bir kiralama veya satım ilişkisinin bulunmadığını, dava dışı kiralama şirketinin makinayı davalı şirketten satın aldıktan sonra kiralayan şirketin kira bedelini ödeyememesi nedeniyle finansal kiralama şirketinin makinayı geri aldığını ve bir yıl kadar uzun süre sonra davacı şirkete kiraladığını, bu sebeple davacının davalı şirkete husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, oysaki satın almadan itibaren 8 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunması gerektiğini ve bunun da TTK 18/3 maddesine göre yapılmasının gerektiğini, davacıya 25/12/2013 tarihli mail ile teklif formu gönderildiğini, bu teklifte silindir kılıfının bedelinin 7.600 Euro olduğunun belirtildiğini, ancak sadece 18.500 TL bedelli çek vermek sureti ile ödeme yapıldığını, aradaki farkın talep edilmesine rağmen ödenmediğini, 8.000 Euro ödendiğinin doğru olmadığını, 8.000 Euro verildiğini gösteren belgede imzası bulunan Selçuk isimli şahsın davalı çalışanı olup tahsilat yetkisinin bulunmadığını, bu belgenin çalışan tarafından polyamid bedelinin 8.000 Euro olduğu hususunda verildiğini ancak yeni çalışan olması nedeni ile tecrubesizliğinden dolayı 8.000 Euro tahsil edilmiş gibi yanlış sonuç doğuran belgenin verildiğini, bu belgeye davalanın onayı ve icazeti de olmadığını, davalı şirkete böyle bir para girişinin de olmadığını, 8.000 Euro ödeme olmadığı yönünde davalı şirket yetkilisi tarafından davalıya mail de gönderildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; makinanın davalı tarafından 17/09/2012 tarihinde ... şirketine satıldığını, 03/12/2013 tarihinde ise davacıya kiralandığı, süreler dikkate alındığında satıcı olan davalının sorumluluğunun devam ettiği, her ne kadar davalının ayıp ihbarı yok ise de 25/12/2013 tarihli belgeye göre davacıya polyamid kılıfın verildiğini ancak davacının 8.000 Euro ödediğini ispat edemediğini, 18.500 TL bedelli çeklerin davalının defterinde kayıtlı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 18.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan 25/12/2015 tarihli belgeye göre 8.000 Euro ödemenin sabit olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; makinanın Finansal Kiralama şirketi tarafından 17/09/2012 tarihinde davalı şirketten satın alınarak başka firmaya kiralandığı, daha sonradan davacı firmaya ikinci el olarak kiralandığı ancak bununla ilgili belgenin talep edilmesine rağmen istenmediğini, hatalı imalat olduğunun davalı tarafıdan kabul edildiği yönündeki kabulün doğru olamdığını, davalının davaya sıfır silindir kılıfı sattığnı, makinanın kiralanması nedeni ile ayıptan kaynaklı sorumluluğun kendilerine yöneltilemeyeceğini, davacının ayıp iddiasını da ispat edemediğini, bilirkişilerce mal görülmeden rapor düzenlendiğini, dvanın hak düşürücü sürelerin ve zamanaşımınının geçmiş olması nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Davalı tarafından, dava dışı ... A.Ş'ye 17/09/2012 tarih ... no'lu 116.150,00 Euro bedelli fatura ile... makinası satılmıştır.
Davacı ile dava dışı ... A.O ortaklığı arasında ... ...Noterliğinden düzenlenmiş 03/12/2013 tarih ... yevmiye no'lu finansal kiralama sözleşmesi düzenlenmiştir.
Bu sözleşme ile dvalının satmış olduğu makina davacıya kiralanmıştır.
Davalı tarafından, davacıya; 25/12/2013 tarihli teklif formu gönderilerek siyah polyamid silindir kılıfının toplam 8.000 Euro olduğu, bunun iskontolu fiyatının ise 7.600 Euro olduğu bildirilmiştir.
Daha sonra davacı ile davalı çalışanı Selçuk Yılmaz arasında 25/12/2013 tarihli belge düzenlenmiştir.
Bu belgede "... firmasının kullanılamaz duruma gelen 2600 mm Siyah Polyomid kılıf yerine verilen sıfır Siyah Polyamid kılıf bedeli Metehan Tekstil tarafından tahsil edilmiştir (8000 Euro).
İmalat hatası olarak görülen kılıf ile ilgili imalatçı firma ile görüşülerek yenisinin talep edileceği, imalatçı tarafından sıfır siyah polyomid kılıf gönderilir ise tahsil edilen 8.000 Euro iade edilecektir" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu belgenin sağ alt köşesindeki imzanın (paraf) davalı şirket yetkilisi Ali Karen'e ait olduğu belirtilmiştir.
Yine davacı tarafından sunulan 31/12/2013 tarihli belgelerde her biri 4.000 TL, ....500 TL,....000 TL ve 7.000 TL olan çeklerin Selçuk Yılmaz'a teslim edildiği, altında teminat çekleri olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporuna göre; 8.000 Euro ödemenin her iki tarafın defterinde kayıtlı olmadığı ancak toplam 18.500 TL bedelli dört adet çekin taraflara ait defterlerde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Tekstil ve Makina Mühendisi bilirkişiden alınan raporlara göre ise; incelenen makinanın üzerinde yeni verilen kılıfın bulunduğu, bunun da sorunsuz çalıştığı belirtilmiştir.
Davacı; davalının sattığı makinanın siyah polyomid kılıfında imalat hatası yani ayıplı olması nedeni ile yenisi ile değiştirilmesi gerektiğini, davalının düzenlenen 25/12/2013 tarihli belge ile ayıbı kabul ettiğini ancak yenisi gelene kadar kendisinde bulunan başka kılıfı verdiğini, kendisine kılıf bedeli olarak 8.000 Euro ile teminat amaçlı toplam 18.500 TL bedelli dört adet çek verildiğini, kılıfın ayıplı olması nedeni ile bu bedellerin iadesini talep etmiştir.
Davalı ise; davanın zamanaşımına uğradığını, TTK 18.maddesindeki usule göre ayıp ihbarı yapılmadığı için hak düşürücü sürenin geçtiği, davacıdan 8.000 Euro alınmadığını, davacıya işi görülmesi için satış yaptıklarını, alınan 18.500 TL bedelli çeklerin satış bedeli olduğunu, kira ilişkisi olduğu için davacının dava açamayacağını, ayıplı olan ürünü kendilerinin satmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında alım- satım ilişkisi bulunmamaktadır.
Alım-satım ilişkisi davalı ile dava dışı finansal kiralama şirketi arasında bulunmaktadır.
Taraflar arasında satım ilişkisi olmaması nedeni ile ayıp ihbarlarının dava dışı finansal kiralama şirketi tarafından ileri sürelmesi gerekir.
Keza davanın da finansal kiralama şirketi tarafından açılması gerekir. Ancak finansal kiralama şirketi taraafından muvafakat verildiği takdirde kiracının da dava açması mümkündür. Kiralama şirketi tarafından muvafakat da verilmiştir (Emsal; Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 03/11/2016 tarih 2016/1817 E. 2016/14268 K. Ve 19 Hukuk Dairesi 27/04/2016 tarih 2015/8728 E. 2016/7632 K.).
Dava konusunun alım-satım ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle ayıp ihbarının 6102 sayılı TTK 23 ve 6098 sayılı TBK'nun 223 maddelerine göre yapılması gerekir.
Davacının beyanına göre; polyamid silindir kılıfının çatlak olduğu belirtilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunada; ayıplı mal görülmeden rapor verilmiş ve davacının beyanına göre kılıfın çatlak olması halinde işlem gören kumaşların üzerinde hare, ezilme gibi izler bırakacağı belirtilmiş, raporun devamında da ayıbın bu şekli ile gizli ayıp olduğu belirtilmiştir.
Öncelikle gizil ayıp açıklanacak olursa; normal muayene ile tespiti mümkün olmayan ancak kullanma ile ortaya çıkan ayıplardır.
Bilirkişinin açıklanmasına göre silindir kılıfındaki çatlağın muayene ile tespiti mümkündür. Mümkün olmasa dahi işlenen üründe hare, ezilme yaptığından muayene amaçlı test üretiminde tespiti mümkündür. Bu şekilde test yapılmasa dahi ilk üretimde ortaya çıkacaktır.
Ortaya çıktığında ise; TTK 18.maddesine göre ihbar edilmesi gerekir.
Makina finansal kiralama şirketine 12/09/2012 tarihinde satılmıştır. Davacıya ise 03/12/2013 tarihinde kiraya verilmiştir.
Davacı tarafından, davalıya gönderilen 20/10/2014 tarihli e-mail de ayıbın servis tarafından kurulumu esnasında tespit edildiği bildirilmiş ve ayıbın giderilmeye çalışıldığını ancak çatlağın derin olması nedeni ile giderilemediği belirtilmiştir.
Buna göre; ayıp ihbarının ... ve 8 günlük sürelerde muayene edilerek satıcıya ihbar edilmesi gerekir. Aksi takdirde TBK 223 maddesi gereğince satılanı kabul etmiş sayılır.
Satış 12/09/2012 tarihinde olduğundan ayıp ihbarının yapılmamış olduğu görülmüştür.
Zaten davacı da ayıp ihbarında bulunulduğunu iddia etmemekte, sadece 25/12/2013 tarihli belge ile davalının ayıbı kabul ettiğini iddia etmektedir.
İlk derece mahkemesi tarafından da bu görüş kabul edilmiştir.
Ancak davalının düzenlediği 25/12/2013 tarihli teklif formu ve aynı tarihli belge incelendiğinde; davacının kullanılamaz hale gelen siyah polyamid kılıfının yerine sıfır kılıfın verildiğini, karşılığında 8.000 Euro alındığını, imalat hatası olarak görülen kılıf ile ilgili imalatçı firma tarafından sıfır polyamid kılıf gönderildiğnide 8.00 Euro'nun iade edileceği belirlenmiştir.
Buna göre; taraflar yeni polyamid kılıf alımı hususunda anlaşma 8.000 Euro ödeme yapılmıştır. Ancak yenisi geldiğinde 8.000 Euro'nun iade edileceği yazılıdır.
Bu sözleşme artık yeni bir anlaşmadır. Imalatçı firmanın imalat hatasını kabul ederek yenisi gönderildiğinde 8.000 Euro iade edilecektir. Yani gönderilmediğinde 8.000 Euro iade edilmeyecek yeni kılıf satın alınmış olacaktır. Yani burada imalat hatasını kabul etmekten çok yeni bir anlaşma vardır. Bu anlaşma da her iki tarafı bağlar.
Davalı, imalatçı firma tarafından ayıp iddiasının kabul edilmediğini, dolayısıyla yenisinin gönderilmediğini belirterek, alacaklı olduğunu iddia etmektedir.
Davalının bu iddiasının aksi davacı tarafnıdan ispat edilememiştir.
Davalı 8.000 Euro'nun ödenmediğini, belgeyi imzalayan kişinin kendisini temsile yetkili olmadığını belirtmiş ise de; sözleşmenin altında davalı şirket yetkilisi Ali Karen'in parafı da mevcttur. Davalı tarafından bu imzaya itiraz edilmemiştir.
Bu nedenle; bu belge davalıyı bağlar ve belge içeriğine göre davalıya 8.000 Euro ödenmiştir.
Davalı ayrıca ayıplı olduğu belirtilen siyah polyamid silindir kılıfını kendisinin satmadığını, sadece kalender makinasını sattığını iddia etmiştir.
Davacı ise; kılıfın davalıdan alındığını ispat edememiştir.
Finansal kiralama şirketi adına düzenlenen fatura içeriğinde ise; sadece Kalender makinası yazılıdır. Kılıf yazılı değildir. Kılıf makinanın mütemmim cüz'i de değildir.
Kılıf satışı davalı tarafından yapıldığı ispat edilmediğinden, kılıftaki ayıptan davalı da sorumlu olmaz (Emsal; Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 09/02/2017 tarih 2016/12770 Esas 2017/963 sayılı Kararı).
Davacı tarafından davalı çalışanına toplam 18.500 Tlbedelli çek teslim edilmiştir. Çeklerin alındığı davalının kabulündedir. Ancak çeklerin verildiği teslim belgesinde teminat amaçlı olduğu yazılıdır. Ancak davalı kabul etmeyip satış bedeli olduğunu iddia etmektedir. Teslim belgesi ile aldığı çekleri kabul edip, üzerindeki yazıyı kabul etmemek olmaz. Silindir bedeli olan 8.000 Euro ödendiğine göre 18.500 TL olarak yapılan ödeme fazladan yapılan ödemedir. Bu sebeple iadesi gerekir.
Bu nedenle 18.500 TL'nin iadesine karar verilmesi yerindedir.
Davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuştur.
TBK 231.maddeye göre zamanışımı süresi malın tesliminden itibaren ... yıldır. Ancak ikrar veya dava açılması veya icra takibi yapılması halinde zamanaşımı kesilmektedir.
Davalı ile düzenlenen 25/12/2013 tarihli belge yukarıda açıklandığı üzere ikrar mahiyetinde olmayıp yeni mal satışı mahiyetindedir.
Davalının kılıf sattığı da ispat edilemediğinden ayıplı mal satışına yönelik iddia zamanaşımına uğramıştır. Ancak 25/12/2013 tarihli belge yeni bir satış sözleşmesi olarak değerlendirildiğinden, bu belgeye istinaden verilen 18.500,00 TL yönünden dava zamanaşımına uğramamıştır.
Bu sebeple; 8.000 Euro'nun iadesine yönelik davanın reddine, 18.500,00 TL bedelli çek ödemesinin ise fazla ödeme olması nedeniyle davacıya iadesine karar verilmesi gerekmektedir.
Ilk derece mahkemesi tarafından da bu şekilde karar verilmiş ise de; gerekçesi yerinde bulunmamış, dairemizce yukarıdaki şekilde değiştirilmiştir. Bundan dolayı; davacı ve davalının istinaf başvurularının kararın gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Davacı ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-... maddesi gereğince esastan REDDİNE,
...-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken davacıdan peşin alınan 35,90 TL karar harcının hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.263,73 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin olarak yatırılan 315,93 TL'nin mahsubu ile bakiye 947,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan tutarın istek halinde iadesine,
...-Karar harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliği ile KESİN OLARAK karar verildi.
...
Başkan
...
(e-imza)
...
Üye
...
(e-imza)
...
Üye
...
(e-imza)
...
Katip
...
(e-imza)