Kadastro tespitine itiraz davasında, asli müdahilin taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla yaptığı temyiz itirazlarının reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının onanması.
Özet: Yargıtay, daha önce usuli eksiklik nedeniyle bozularak yeniden yargılaması yapılan bir davada, uzman bilirkişi raporuyla 729 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmadığı ve malikler lehine olağanüstü zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle şahıslar adına tesciline karar verilen ilk derece mahkemesi kararını; asli müdahil Orman İşletme Müdürlüğünün yetersiz bilirkişi raporu ve eksik araştırma iddialarını yerinde görmeyerek, usul ve kanuna uygun bulup onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2026/237 E.  ,  2026/2228 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/49 E., 2022/5 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ... köyü çalışma alanında bulunan 729 parsel sayılı 110.100,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak ...ve ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar ...ve ..., ... ili ... köyündeki 729 parsel sayılı taşınmazın sınırı yol olduğu halde, yolun dava konusu 729 parsel sayılı taşınmaz içinden geçirilmek suretiyle mülklerinin eksik tespit edildiği iddiasıyla; katılan davacı ... ve... irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ...’nin payına yönelik olarak ve asli müdahil ... ise taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, ...Kadastro Mahkemesinde kadastro tespitine itirazda bulunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2015/70 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararıyla davanın reddine, 729 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağında belirtildiği şekli ve eşit hisse ile ... oğlu (ölü) ... ve ... oğlu (ölü) ...adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/3404 Esas, 2021/1519 Karar sayılı ilamıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "hükmün kapsamı" başlığını taşıyan 297. maddesinin (b) bendinde tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile TC kimlik numaraları, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, belirtilen şekilde düzenlenmeyen ve zorunlu yasal unsurları ihtiva etmeyen kararın temyiz denetiminin yapılabilmesi mümkün olmadığı, somut olayda ise, asli müdahil ...Orman İşletme Müdürlüğü'nün gerekçeli karar başlığında taraf olarak gösterilmemesi ve kendisine gerekçeli kararın tebliğ edilmemesinin isabetsiz olduğuna değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, tespit malikleri lehine olağanüstü zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, 729 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağında belirtildiği şekli ve eşit hisse ile ... oğlu (ölü) ... ve .... oğlu (ölü) ...adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde gerçek kişi şahıslar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.