Bonoya dayalı icra takibine itirazın iptali davasında, Bölge Adliye Mahkemesince işlemiş faiz dikkate alınarak verilen kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, çift vadeli bonoya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan bir davada, ilk derece mahkemesinin bir davalıya karşı davayı kısmen kabul edip diğerine karşı reddettiği, bu kararda işlenmiş faizi dikkate almaması üzerine bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırarak faiz kalemini de değerlendirerek yeniden hüküm kurduğu ve bir davalıya karşı kısmen kabul, diğerine karşı ret şeklinde karar verdiği, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtayın bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek onadığı bir uyuşmazlığı ele almaktadır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5219 E.  ,  2026/2475 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/90 Esas, 2025/888 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/28 E., 2019/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin davalılardan alacağının tahsili amaçlı icra takibi başlattığını, geçildiğini, davalı-borçluların yapılan takibe itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalıların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün 2016/22934 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali istenen icra takibine dayanak gösterilen bonoya göre keşideci borçlunun ..., alacaklının ise ... olarak gösterildiği, diğer davalı ...'ün dayanak belgede isminin ve imzasının yer almadığı, itirazın iptali istenen icra takibi açısından davalı ...'ün sorumlu tutulamayacağı, keşideci ve borçlu ... ile alacaklı ... arasında 22.07.2011 tarihinde imza altına alınan adi yazılı sözleşmeyle hisse devri anlaşmasının yapıldığı, sonrasında limited şirket hisse devrinin resmi olarak da gerçekleştirildiği, her ne kadar taraflar arasında sonradan sözlü olarak anlaşma sağlanarak hisse devri bedelinin ödenmemesinin kararlaştırıldığı ileri sürülmüşse de bu hususta dosyada herhangi bir belge, bilgi veya tanık anlatımı bulunmadığı, sözleşme gereği şirket hisselerinin 310.000,00 TL bedelden satın alındığı, şirket hisselerinin %50'sinin davacı ...'e ait olduğu ve tüm hisselerin ... tarafından ...'e devredildiği, itirazın iptali istenen icra takibindeki dayanak belgenin 150.000,00 TL bedelli olduğu, davacı ... ile davalı ... arasında limited şirket hisse devri noter sözleşmesinde 30.000,00 TL'nin davacı ... tarafından tahsil edildiğinin belirtildiği, bedelden noterde ödenen 30.000,00 TL düştükten sonra davalı ...'ün sorumlu olacağı miktarın 120.000,00 TL olduğu gerekçesi ile davanın, davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu icra takibinde, asıl alacak dışında, vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanıp işlemiş faiz talep edildiği, asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı üzerinden dava açılmış olmasına rağmen mahkemece işlemiş faiz kalemi dikkate alınmadan yalnızca asıl alacak hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın, davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çift vade içeren bonoya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.