Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davasında, kamulaştırma tebligatının yapılmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı hissedarın mülküne davalı idare tarafından kamulaştırmasız fiilen el atıldığı iddiasıyla açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararı sonrası, bölge adliye mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddedilmesi, davacının istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece hükmünün giderler yönünden düzeltilip yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, davalı idarenin bu kararı temyiz etmesiyle Yargıtay önüne gelen uyuşmazlık incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/7825 E.  ,  2026/2683 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/533 Esas, 2025/650 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/606 Esas, 2022/667 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; davacının dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ...-... Mahallesi, 30/A parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, davacı müvekkilinin maliki bulunduğu dava konusu gayrimenkule, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, taşınmazın fiilen yol haline dönüştürüldüğünü belirterek tespit edilecek bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece yol yapım çalışmalarının kamulaştırma işlemleri tamamlanarak gerçekleştirildiğinden davacı vekillinin talepleri usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu parsel için kamulaştırma işlemi taşınmazın yol yapım tarihlerindeki maliki ...'e kamulaştırma işlemi tebliğ edildiğini ve hissesine düşen kamulaştırma bedeli ... Bankası ... Şubesine bloke edildiğini, müvekkili idarenin dava konusu parsel kamulaştırma işlem dosyası celbedilip incelendiğinde kamulaştırmanın tamamlandığının görüleceğini, kamulaştırmasız el atma söz konusu olsa dahi dava dilekçesinde taşınmazın günümüzdeki niteliklerine göre tazminat talebi kamulaştırma mevzuatına aykırı olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama giderlerinin hatalı ve eksik hesaplandığını, ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden davanın reddi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, harç ve vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan kamulaştırma evrakları kapsamında, davacı adına noter tebligatının tebliğine ilişkin şerhin olmadığı, kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair belge sunulamadığı ilgili banka şubesine ve noterliğe yazılan müzekkerelere de bila ikmal cevap verildiği, bu durumda, kesinleşmiş bir kamulaştırmadan bahsedilemeyeceğinden, dosyanın esasına girilerek karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi, el atma tarihinin 1983 yılı sonrası olması nedeniyle nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre belirlenen bedelinin uygun olduğu, bu nedenle davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği, ancak davacı tarafından yapılan yargılama gideri 3.684,00 TL olup hükümde miktar yanlış hesaplandığından davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.