Nitelikli dolandırıcılık davasında sanıkların temyiz hakkından feragat etmesi, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının hukuka uygunluk açısından değerlendirilmesi.
Özet: Banka veya kredi kurumları aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet ve beraat kararlarının istinaf incelemesinden geçerek onanmasının ardından, temyiz aşamasında, bazı mahkum sanıkların ve müdafilerinin yasal süre içinde temyiz talebinde bulunmalarına rağmen daha sonra temyiz hakkından açıkça feragat etmeleri nedeniyle dosyalarının incelenmeksizin iadesine hükmedilmiş; katılan vekilinin beraat eden sanıklara ilişkin temyiz itirazları ise hukuka uygun bulunmayarak reddedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2026/1268 E.  ,  2026/4338 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3502 E., 2025/3189 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Esastan ret, düzeltilerek esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Sanıklar ...'ın müdafii tarafından kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra yine müdafii tarafından 26.12.2025 tarihli, sanık tarafından da, 26.12.2025 tarihli, ... Ceza İnfaz Kurumu tarafından onaylı ve bu Kurum aracılığıyla gönderdiği dilekçeler ile temyiz hakkından feragat ettikleri, sanık ...'ın da 26.12.2025 tarihli ... Ceza İnfaz Kurumu tarafından onaylı ve bu Kurum aracılığıyla gönderdiği dilekçe ile kendi iradesiyle temyiz hakkından açıkça feragat ettiğini beyan ederek temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar haklarında verilen kararların temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2025 tarihli ve 2025/4 Esas, 2025/502 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 158/3, 43/1, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı 7'şer yıl 9'ar ay 22'şer gün hapis ve 3.125.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 158/3, 43/1, 52/2-4, 53, 58. maddeleri gereğince 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 3.750.000,00'TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile;
1. Sanıklar ..., ..., ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın katılana yönelik hileli hareketinin olmadığına, suçun sübut bulmadığına, nitelikli halin gerçekleşmediğine, sanığın fail olarak değerlendirilemeyeceğine ilişkindir.
2. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkum olan sanıklara üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanıklar ... ve ...'ün de eylemlere iştirak ettiğine ve bu nedenle mahkumiyetleri gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık ... ve Müdafii ile Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden
Sanık ... ve müdafii tarafından yasal süre içerisinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra usulüne uygun ve açıkça temyiz talebinden vazgeçtiği iradesini içerir dilekçeler ibraz ettikleri; dilekçe tarihi itibarıyla temyizden vazgeçmeye ehil ve iradesinin geçerli oldukğu ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu, sanık ... tarafından ise temyizden feragat dilekçesi verildikten sonra temyiz isteminde bulunulduğu ve temyizden vazgeçmeden vageçilemeyeceği anlaşılmakla, sanık Sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Katılan Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Katılan Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi ile Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1. Sanık ... ve Müdafii ile Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Katılan Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi ile Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.