İş kazası tespiti kesinleşen işçinin maddi ve manevi tazminat talebinde iş ilişkisi ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, orman işçisi davacının 2007 yılında iş sahasında geçirdiği ve daha önce yargı kararlarıyla iş kazası olduğu kesinleşen yaralanma (ağaç dalının gözüne çarpması) sebebiyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasını özetlemektedir. Davacı, sağ gözünden yaralanma nedeniyle 10.000 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminat ile 150.000 TL manevi tazminat talebinde bulunurken, davalı kurum bu taleplere karşı, olayda kendi kusurlarının bulunmadığını, davacının kendi dikkatsizliğinden kaynaklandığını, kurum ile davacı arasında iş ilişkisi olmadığını ve davanın haksız fiile dayalı tazminat talepleri için öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2026/1855 E.  ,  2026/5777 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/54 E., 2025/412 K.
İlk Derece Mahkemesince Dairemiz bozmasına uyularak verilen karar; davalı vekili+ tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ..., .. Orman Müdürlüğünün muhtelif bölgelerinde orman içi alanda saha bakım ve temizliği, seyreltme işinde 02.10.20 06... .09.2007 tarihleri arasında işçi olarak çalışmıştır. 13.09.2007 tarihinde .. Orman İşletmesi Müdürlüğüne bağlı .. ilçesi .. Köyü Orman içi alanda çalışma saatleri içinde işini yapmakta iken ağaç dalının yüzüne çarpması sonucunda sağ gözünden yaralanmış, tedavisinde SGK sigortalı olmadığı ve olayın iş kazası sayılamayacağını ileri sürerek tedavi giderleri ve maluliyet geliri bağlanması talebini kabul etmediğini, Karabük İş Mahkemesinde açmış olduğu 2008/178 Esas sayılı dava ile olayın iş kazası olduğunun, çalışılan günlerin sigortalılığımızdan sayılmasının tesbitini talep ettik 2008/178 E. 2013/86 K. sayılı başlangıçta davanın reddine karar verilmiş, Karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.06.20 15... /26583 E. 2015/12108 K. ile bozulmuş, bozmadan sonra verilen 2015/284 Esas sayı ile yapılan inceleme sonucunda Mahkemece; 26.04.20 16... /2 85... /246 K.sayılı karar Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 17.10.20 16... /1050E Esas 2016/12537 Karar sayılı karar ile bozulmuş olup, Mahkemece; bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonucunda 20.12.20 19... /42 E.2019/530 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının 13.09.2007 tarihinde iş sahasında işin yapımı sırasında geçirdiği kazanın 506 sayılı Kanun'un 11.maddesi uyarınca iş kazası olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, belirlenen günlerin sigortalılığının belirlenmesine ilişkin kararı sonrası Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14.10.20 21... /7254 E., 2021/12218 K. sayılı kararı ile kesinleşmiştir. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL (onbin lira) maddi tazminat talep etmek zorunda kalmış bulunduklarını, TBK 46.md. karşısındaki insanlar ile göz göze gelmekten kaçınmak zorunda kaldığını, bu acılarının bir nebzecik azalması için 150.000 TL (yüzellibin TL) manevi tazminat talep etmek zorunda kalmış bulunduklarını, maddi tazminat alacağının tam olarak belirlenebilmesi mümkün olmaması sebebiyle HMK. 107/2 düzenlemesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL.si maddi tazminat alacağının olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, manevi tazminat talebimiz olarak 150.000 TL.sinin kabulü ile olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 40. maddesi gereğince orman köylülerine ve köyde kurulmuş kalkındırma kooperatiflerine yaptırılmakta olup, bu usul 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3. maddesi a bendi gereği yapılacak hizmet alımları istisnalar kapsamına alındığından söz konusu iş ihale kanununa tabi olmadığını, ...'ün yaralanmasına sebep olan olayda, Kuruma izale edilebilecek bir kusurda yoktur. Davacı, kendi kusuru ile orman içinde bulunduğu sırada, dikkatsizliği sonucu, kendi kusuru ile yaralanmıştır. Orman içinde her hangi bir sebeple bulunan insanların ağaç dalları sebebiyle uğradığı zarardan Kurumun sorumlu olası düşünülemez. Özelde ise istisna akdi ile vahidi fiyat usulü kendisine verilen işi yapan, bir kişinin uğradığı zarardan, Kurumun sorumlu tutulması mümkün olmadığını, olay tarihi olarak, dava dilekçesinde, 23.10.2007 tarihi gösterildiğini, haksız fiile dayalı tazminat davalarında, zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlendiğini, tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." denildiğini, olay tarihi nazara alındığında, 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğini, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini, öncelikle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini ve dosyanın yetkili ve görevli .. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, sonrasında, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olması sebebiyle zaman aşımından reddine karar verilmesini, ayrıca dosyada müvekkili Kuruma izafe edilebilecek bir kusur olmaması, davacının müvekkil Kurum ile iş ilişkisi olmaması nedeniyle davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli kararı ile özetle; "..Davanın reddine, .." dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 0905.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, "...Somut olayda, davacının 13.09.2007 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle davalı Kurumun da taraf olduğu iş kazası tespit ve hizmet tespit davasını 18.09.2008 tarihinde açtığı, iş bu dava dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek 14.10.2021 tarihinde kesinleştiği hususları dikkate alındığında, iş kazası nedeniyle tazminat davasında zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı, davacı faili öğrenmiş ise de zararı öğrendiğinden bahsedilemeyeceği, olayın Kurum tarafından iş kazası sayılıp sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinden sonra başlayacağı hususu göz önüne alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davalının ... olmasına rağmen karar başlığında taraf ehliyeti olmayan Orman İşletme Müdürlüğünün gösterilmesi hatalıdır..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".1-davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 1.756.060,34 TL' nin kaza tarihi olan13.09.2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL' nin kaza tarihi olan 13.09.2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,.." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasında müvekkil kurumun kusuru bulunmadığını, davacının kendi hatası olduğunu, iş kazası tespitinin mevzuata aykırı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.