Ankaradaki kamulaştırma bedeli tespiti davasında, arsa niteliğindeki taşınmazın emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, ilk derece mahkemesince arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki ağaçlara yaş ve cinsine, yapılara ise birim fiyatına göre değer biçilerek belirlenen kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenmesine dair kabul kararı, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile kesinleşmiş, temyiz incelemesinde ise 2942 sayılı Kanuna uygun yapılan değerlemede bir isabetsizlik görülmeyerek davacı idarenin temyiz istemi reddedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11592 E.  ,  2026/2676 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1677 Esas, 2025/2684 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/441 Esas, 2023/718 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi 1250 26... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olmasına rağmen arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, uygun emsal alınmadığını, taşınmaz üzerindeki yapılara ait yıpranma oranlarının hatalı alındığını, karardaki faize ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usule, kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın metrekare birim değerinin ve kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerinin çok altında hesaplandığını, kamulaştırmadan arta kalan kısma verilen değer düşüklüğü oranının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmesinde, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/2609 Esas sayılı dosyasından aynı güzergahta bulunan aynı kamulaştırma kapsamındaki taşınmaza 2020 Eylül itibarıyla 120,00 TL/m² değeri de gözetildiğinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücreti dışındaki istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, üzerindeki ağaçlara yaş ve cinsine, yapılara ise birim fiyatına göre değer biçilmesinde, tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Ancak dava 01.08.2023 tarihinden önce 09.04.2020 tarihinde açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3 ) numaralı bendinin, alt bendi olan (a) ve ( b) fıkralarının hükümden tamamen çıkartılması, (a) bendi yerine “Tespit edilen kamulaştırma bedelinden ... (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/246 D. İş sayılı dosyasındaki bedelin mahsubu ile fark 428.892,16 TL'ye dava tarihinden 4 ay sonrası olan 10.08.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 12.01.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine," ( b) bendi yerine "Kaldırma kararı sonrası oluşan fark 440.942,7 TL'ye ise dava tarihinden 4 ay sonrası olan 10.08.2020 tarihinden son karar tarihi olan 07.12.2020 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.