Kadastro davasında bozma ilamına uyularak verilen karara yönelik orman içi açıklık vasfındaki taşınmazda zilyetlik ve satış vaadine dayalı mülkiyet iddialarının temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmazın kadastro tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyarak verdiği karara karşı yapılan temyiz başvuruları incelenmiştir. Davacılar, taşınmazı satın alıp zilyetliğinde bulundurduklarını ileri sürerken, Hazine ve ilgili kurumlar, taşınmazın orman içi açıklık vasfında olup özel mülkiyete konu olamayacağını savunmuştur. Yüksek mahkeme, daha önceki bozma kararında da belirtildiği üzere, taşınmazın esasen orman sınırları içerisinde ve etrafı orman parselleriyle çevrili bir orman içi açıklık niteliğinde olduğunu teyit ederek, gerçek kişilerin temyiz itirazlarının yerinde olmadığına ve taşınmazın orman niteliğini koruduğuna hükmetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/5608 E.  ,  2026/2262 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2023/73 E., 2024/1 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... mirasçıları vekili, davalı-müdahiller ... ve ... vekili, davalılar ... mirasçıları vekilleri ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, ... köyü çalışma alanında bulunan 3 35... parsel sayılı taşınmaz, 08.01.1982 tarihli ve 12 sıra numara ile 1/8 hisse 456/3648 hisse kabul edilerek ...oğlu ..., 25.02.2005 tarihli ve 2 sıra numara ile 1824/3648 hissesi..., 684/ 3648 hissesi ise ... kızı ... ve 23.12.2005 tarihli ve 3 sıra numara ile 684/3648 hisse olarak ... kızı ... adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan 3 35... parsel sayılı taşınmazın vekil edeni olan davacı adına kayıtlı olması gerekirken davalı ... adına tespitinin yapıldığını, davacının davaya konu taşınmazı daha önceki maliki olan ...'den 1997 yılında bedeli mukabilinde satın aldığını, satın aldığı tarihten itibaren de malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, davacı ile ... vekili ... arasında .... Köyü muhtarlığından alınmış olan 06.02.1983 tarihli zilyetlik belgesine istinaden zilyetliğin devri sözleşmesi yapıldığını, yine... vekili ... ile vekil edeni arasında 18.12.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, işbu satış vaadi sözleşmesinde taşınmazın sınırları doğusu ... batısı, güneyi ve kuzeyi Devlet ormanı ile çevrili tahmini 7.000 m² ve 923, 924, 9 25... numaraları ile orman dışı olan gayrimenkul olarak belirlendiğini, satışla ilgili olarak ... Müdürlüğü'ne 18.11.1997 tarihli ve cilt 29, sıra 4 ve 5 numaralı makbuzlar ile tahakkuk eden alım satım tapu harcı, 18.11.1997 tarihli ve ... numaralı makbuz ile satışı..., ... numaralı makbuz ile alım satım harçlarının yatırıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan 3 35... parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olmasına rağmen davalılar üzerine yazıldığını, taşınmazı 28.03.2008 tarihinde 7.000 m² olarak...'den satın aldığını, ...'in elinde sattığı yerin ona ait olduğunu gösteren ve muhtarlıkça 06.02.1983 tarihinde düzenlenmiş bulunan zilyetlik belgesinin olduğunu, taşınmazı satın aldığı tarihten beri kendisinin kullandığını, eklemeli zilyetlik süresinin 100 yılı geçtiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
4. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; davaya konu taşınmazın dört tarafı ormanla çevrili, orman içi açıklık vasfında olan, zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespit tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tescilini talep etmiştir.
5. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dosya kapsamında mevcut orman bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazın bir kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının ve tamamının orman içi açıklık vasfında olduğunun tespit edildiğini, orman olan yerlerin hiçbir surette özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek, kadastro tespit tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı - müdahil ..., ..., ... ve ... cevaplarında; davaya konu taşınmazın kayıt maliki olan ... mirasçısı olarak davaya konu taşınmazda mülkiyet ve tasarruf haklarının olduğunu ileri sürerek, davaya katılmışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2009/138 Esas, 2016/20 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaline, 11.02.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline, (A) harfiyle gösterilen bölümünün kadastro tutnağında adı geçen kişiler/mirasçılar adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.03.2016 tarihli ve 2009/138 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili, davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 28.03.2022 tarihli ve 2021/11740 Esas, 2022/2874 Karar sayılı ilamıyla, "... gerçek kişilerin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, taşınmazın esasında halen orman sınırları içerisinde bulunduğu, yine dava konusu taşınmazın güncel durum itibarıyla dört tarafının orman parseli ile çevrili olduğu, netice itibarıyla dava konusu taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddine, müdahil davalı ... İdaresi ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş ve davacı ... vekili, davalılar ... mirasçıları vekilleri, davalı-müdahil ... vekili, davalı ... vd. Vekillerinin karar düzeltme istemi Dairemizin 22.05.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/3006 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "... dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu ve zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, özel mülke konu olamayacağı ..." gerekçesiyle, asli müdahiller Hazine ve Orman İdaresinin davalarının kabulüne taşınmazın (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde; lehe olan delillerin değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1967'den beri özel mülke konu olduğunu ve tapuda kayıtlı olduğunu, kadim tarım arazisi olduğunu, orman şerhi konulmadığını, muris ...'ın taşınmazı satın aldığını ve paylı mülkiyette hakkı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tarım arazisi olduğunu ve orman dışında olduğunu, orman vasfında olmadığını ve tapuda kayıtlı özel mülk olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tarım arazisi olduğunu ve orman dışında olduğunu, orman vasfında olmadığını ve tapuda kayıtlı özel mülk olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
5. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın müvekkillerine ait olduğunun mahkeme kararları ile sabit olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
6. Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; hava fotoğrafları arasında çelişki olduğunu, davacınını taşınmazı belediye başkanından satın aldığını, orman sayılmayan alan olduğunu, zilyetlik şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı ... mirasçıları vekili, davalı-müdahiller ... ve ... vekili, davalılar ... mirasçıları vekilleri ve ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; orman vasıflı taşınmazların hukuki statüsü gereği tapu kütüğüne şerh konulması mümkün olmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, "... Köyü ... Mevkinde bulunan davaya konu 3 35... parsel sayılı taşınmazın 11/02/2014 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide A) harfi ile gösterilen 4482. 85... yüz ölçümündeki bölümün ve (B) harfi ile gösterilen 524. 26... yözölçümündeki bölümün orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın l. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine," şeklinde, orman olarak tesciline karar verilen taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine sit alanında kaldığına dair şerh verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığı düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... mirasçıları vekili, davalı-müdahiler ... ve ... vekili, davalılar ... mirasçıları vekilleri ve ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı ... mirasçıları vekili, davalı-müdahiller ... ve ... vekili, davalılar ... mirasçıları vekilleri ve ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1-A) numaralı bendinde yer alan “...11.02.2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.482,85 m² yüzölçümündeki bölümün ve (B) harfi ile gösterilen 524.26 m² yözölçümündeki bölümün orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine ... ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "... kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline ..." ibaresinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.