Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın nitelikli kasten öldürme ve teşebbüs suçunda müşterek faillik veya yardım eden sıfatıyla katılma hukuki uyuşmazlığını karara bağladı.
Özet: Bir sanığın, nitelikli kasten öldürme ve teşebbüs suçlarında diğer failleri olay yerine aracıyla taşıyıp olaydan sonra uzaklaştırmak suretiyle eylemin icrasına kolaylaştırıcı maddi katkı sağladığı, ancak fiile doğrudan katılmadığı ve suçun işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurmadığı için, müşterek fail olarak değil, Türk Ceza Kanununun 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiği yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından değerlendirilmektedir.

KARARI VERENYARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza DairesiMAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 1082-1369I. HUKUKÎ SÜREÇSanığın maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1 maddesi delaletiyle 82/1-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla; katılan ...'a yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçundan TCK’nın 37/1 maddesi delaletiyle 82/1-a, 35/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.03.2022 tarih ve 238-107 sayılı, maktule yönelik hüküm bakımından resen istinafa tabi hükümlerin sanık ... müdafii ve katılanlar ... ve ... vekili tarafından da istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 14.10.2022 tarih ve 1082-1369 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; bu kararın da sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 21.11.2023 tarih ve 14878-7038 sayı ile temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına, oy çokluğuyla karar verilmiştir.Daire Üyeleri ... ve ...; "...Sanık ...'in diğer sanıklar ile fikir ve irade birliği içinde birlikte hareket ettiği, sanık ...'ın aracı kullandığı, diğer sanıklarında araç içerisinde yer aldığı, araçla katılan ve maktulün ikamet ettiği binanın bulunduğu sokağa geldikleri, sanıklar ... ve ...'un araçtan inerek maktul ve katılanın bulunduğu aracın yanına giderek katılan ve maktule ateş ederek eylemi gerçekleştirdikleri, diğer sanıkların araçta bekledikleri, sanıklar ... ve ...'un araca dönmesinden sonra hep birlikte sanık ...'ın kullandığı araçla olay yerinden ayrıldıkları nazara alındığında sanık ...'in suçun işlenmesinden önce ve işlenmesinden sonra maddi yardımla bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle sanıklar ... ve ...'un suç işlemesine yardımda bulunduğu bu şekilde TCK'nin 39/2-c maddesi kapsamında suça yardım eden sıfatıyla katıldığı anlaşıldığından sanık ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme ve tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen cezalarda TCK’nin 39/2 nci maddesi delaletiyle TCK'nin 39/1 inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması..." düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.II. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.01.2024 tarih ve 5318 sayı ile; "...Tanık ...'ın ifadesi ile mağdur ...'in olayın hemen sonrasında alınan kolluk ifadesinin uyumlu olduğu, mağdurun, sanık ...'da tabanca olduğuna dair sonradan geliştirdiği ifadesinin başka bir delille doğrulanmadığı gibi, zaten ...'ın hiç bir ifadesinde ...'ın ateş ettiğinden de bahsetmediği, bu halde sanık ...'ın olayın diğer sanıklarını kullandığı araçla olay yerine getirdiği, olay sırasında olay yerini görmeyecek bir konumda araçta beklediği, sanıklar ... ve ...'in araçtan inerek maktul ve mağdur'un yanına gederek ateş etmelerinden sonra araca geri geldikleri, sanık ...'ın kullandığı araçla hep birlikte olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmış olup, sanık ...'ın olay sırasında maktul ve mağdura yönelik ateş etmediği gibi suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulduğunu gösteren başkaca icrai bir hareketinin bulunmadığı, olayın müşterek asli failleri olan ... ve ...'in eylemlerine fonksiyonel bir katkı sağladığına dair aleyhine somut yeterli ve kesin bir delil de bulunmadığı görülmüştür.Bu durumda, sanık ...'ın kanıtlanan eyleminin, olayın diğer sanıkları ile fikir ve irade birliği içinde hareket ederek, onları kullandığı araçla olay yerine götürüp, olay sırasında beklemek ve olaydan sonra kullandığı araçla olay yerinden uzaklaştırmaktan ibaret olduğu, bu hareketlerinin suçun işlenmesine fonksiyonel bir katkısının bulunmadığı, müşterek faillik boyutuna ulaşmadığı, suçun işlenmesinden önce ve işlenmesinden sonra maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım boyutunu aşmadığı ve bu şekilde TCK'nın 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiği..." düşüncesiyle itiraz yoluna başvurulmuştur.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 11.06.2024 tarih, 673-4354 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSUİnceleme dışı sanık ... ... hakkında açılan kamu davalarının tefrikine karar verilmiş, inceleme dışı sanık ... hakkında açılan davaların ölüm sebebiyle düşmesine dair hükümler istinaf edilmeksizin, sanık ... ve inceleme dışı sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmekle, inceleme dışı sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ise Özel Dairece düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamında göre inceleme; sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme ve katılan ...'a yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın maktul ve katılan ...'a yönelik gerçekleştirilen nitelikli kasten öldürme ve teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçlarına müşterek fail sıfatıyla mı yoksa yardım eden sıfatıyla mı iştirak ettiğinin belirlenmesine ilişkindir.IV. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;İlk Derece Mahkemesince karar yerinde gösterilen, Bölge Adliye Mahkemesi ve Özel Dairece de benimsenen kabule göre; katılan ...'nin suç tarihinden yaklaşık iki buçuk yıl öncesinde inceleme dışı sanıklar ... ve ...'in kardeşi ... ile evlendirilmek istendiği, ancak ...'nin bunu kabul etmemesi üzerine katılan ... ile kaçarak İstanbul'da resmî nikâhla evlendikleri ve buraya yerleştikleri, suç tarihine kadar da inceleme dışı sanıkların aileleri tarafından bulunup öldürülecekleri yönündeki dedikoduların memleketleri olan Mardin'de ve katılanların yaşadığı İstanbul'da da duyulduğu, suç tarihinde ise inceleme dışı sanıklarca katılanların adreslerinin tespit edilmesi üzerine yapılan plan doğrultusunda ve birlikte suç işleme iradesiyle sabah erken saatlerde sanık ...'ın kullanımındaki araçla inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un olay yerine birlikte geldikleri, kardeş olan katılanlar ..., ... ve maktul ...'ın araçların malzeme yükledikleri sırada, sanıkların aynı sokağa gelerek maktul ve katılanı görmeleri üzerine aracı durdurduktan sonra inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un araçtan indikleri ve maktul ile katılan ...'a doğru ellerindeki tabancalarla ateş etmeye başladıkları, maktulün yakın mesafeden kafasına aldığı isabetlerle yaşamını yitirdiği, katılan ...'ın ise uzak atış mesafesinden yedi ayrı yerinden vurularak yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığına yol açacak şekilde yaralandığı olayın akabinde sanıkların geldikleri araca binerek olay yerinden uzaklaştıkları üzerinde tartışma bulunmamaktadır.18.07.2017 tarihli olay yeri inceleme raporundan; olayın meydana geldiği sokak üzerinde dokuz adet MKE dokuz P ibareli boş kovan, kan lekeleri, park hâlindeki bir aracın sağ dikiz aynası üzerinde ise bir adet giriş bir adet çıkış olmak üzere ateşli silah mermi çekirdeği izi bulunduğu,22.07.2017 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağından; suç tarihinde Dilovası mevkiinde kamera kaydı bulunan beyaz renkli Fluence marka aracın ön camına dair görüntülerin maktulün kardeşi katılan ...'a ve inceleme dışı sanık ...'a gösterilmesi üzerine aracın sürücü koltuğunda sanık ...'ın ve ön yolcu koltuğunda inceleme dışı sanık ...'in oturduğunun tespit ve teşhis ettirildiği,24.10.2017 tarihli uzmanlık raporundan; olay yerinden elde edilen dokuz adet boş kovanın tek bir (aynı) silahtan atıldıklarının tespit edildiği, katılan ...'ın vücudundan çıkarılan bir adet mermi çekirdeği gömlek parçasının ise üzerinde yiv ve set izleri ihtiva etmesine rağmen hangi silahtan atıldığının tespit edilemediği,Anlaşılmaktadır. Katılan ... kollukta; inceleme dışı sanıkların kardeşiyle evlendirilmek istenen eşi ... ailesinin rızası olmadan İstanbul'a kaçtıklarını ve evlendiklerini, sonra ölüm tehdidi aldığını ancak ciddiye almadığını, eşinin amcası ...'in eşi ve kendisini sürekli tehdit ettiğini, olay günü kardeşi maktul ... ile birlikte işe gitmek için evin önünde araca malzeme yükledikleri sırada aniden silah sesi duyduğunu, ilk isabeti kendisinin aldığını ve yere düştüğünü, ateş edilen tarafa baktığında inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un sokağın ortasında ellerinde silah varken gördüğünü, inceleme dışı sanık ...'in kardeşine doğru iki el ateş ettiğini, kardeşinin ilk önce ayağından ya da belinden isabet alarak yere düşmesi üzerine inceleme dışı sanık ...'in yanına giderek silahı kafasına dayayıp ateş ettiğini, bu sırada inceleme dışı sanık ...'un elindeki silahın boş kovanları yere düşürmemesi için siyah bir beze sarılı olarak tuttuğunu, kendilerine ateş edenlerin inceleme dışı sanıklar ... ve ... olduklarını kesinlikle gördüğünü, bu sırada geldikleri aracın şoför mahallinde sanık ...'ın oturduğunu, aynı aracın arkasında yüzleri kapalı iki kişinin de bulunduğunu, birinin kafasının kel olduğunu ve bu kişiyi eşinin abisi olan inceleme dışı sanık ...'e benzettiğini, diğeri hakkında bir fikri olmadığını, olaydan iki gün önce sanık ...'ı evinin önünde gezerken de gördüğünü, ancak yakın akrabası olmasına rağmen bu ilk gördüğünde tam çıkaramadığını, bu olayı azmettirenin ... olduğunu bildiğini fakat onu olay yerinde görmediğini, diğer azmettirenin sanıklar ... ve ...'un abisi olan inceleme dışı sanık ... olduğunu, akrabalarından duyduğu kadarıyla olayda kullanılan silahları ve işin para boyutunu sağlayan, bu kişileri İstanbul'a gönderen kişinin de inceleme dışı sanık ... olduğunu, olaydan sonra sanık ...'ın bu olayı PKK'yı da arkasına alarak kapatmaya ve insanları susturmaya çalıştığını da duyduğunu,Savcılıkta; olay öncesi inceleme dışı sanıklar ..., ...ve ...'in kendisini önce telefonla arayıp tehdit etmeye başladıklarını, sonra telefonu değiştirince de akrabaları vasıtasıyla tehdit mesajları gönderdiklerini, olay anında ise inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un ellerinde silahlar gördüğünü, ...'un boş kovanlar düşmesin diye silahı bir çoraba sardığını, ateş esnasında dokuz mermi isabeti aldığını, yere düşünce öldüğünü zannettiklerini, sonra kardeşi maktul ...'ın dışarı çıktığını, kardeşine de ateş ettiklerini o da yere düşünce ...'in kardeşinin kafasına yakın mesafeden ateş ettiğini, sanık ...'in aracın direksiyonunda oturduğunu, onun da bir ara araçtan indiğini ve elinde tabanca olduğunu gördüğünü,Mahkemede; sanık ...'ın ateş edilen yerden üç metre kadar ileride beyaz renkli Renault Fluence marka bir aracın yanında ayakta beklediğini, onun da elinde tabanca olduğunu, ...'ın ateş edip etmediğini görmediğini, inceleme dışı sanık ...'un elindeki tabancanın çorapla mı yoksa bezle mi sarılı olduğunu kesin hatırlamadığını, sadece namlusunun görüldüğünü, olaydan önce de sanık ...'ı başındaki keple beyaz Fluence marka araçla evinin önünden geçerken gördüğünü,Katılan ...; inceleme dışı sanık ... ve kardeşlerinin yirmi gün önce Mardin'den İstanbul'a geldiklerini duyduğunu, gelinleri ...'nin kendisine küfür ve tehdit içerikli mesajlar geldiğini, diğer akrabalarının ise ... ve akrabalarının İstanbul'a gelip kendilerini öldüreceklerini söylediklerini, olay günü saat 06.00 civarında kardeşleriyle birlikte araçlarına malzeme yükledikleri sırada içeride iken yaklaşık on el silah sesi duyduğunu ve dışarı çıkıp baktığında maktulün ve katılan ...'ın yerde yattıklarını, maktul ...'ın konuşamadığını, katılan ...'ın ise "Onlardı. Çok ağrım var beni hastaneye götür." dediğini, ateş edenleri görmediğini ancak kaçan aracın inceleme dışı sanık ...'e ait olduğunu bildiğini, Tanık ...; kardeşleri maktul ve katılan ... ile olay sabahı aynı evde olduklarını, dışarıdan silah sesi gelince pencereden aşağı baktığında maktul ve katılan ...'ın yerde yattığını, kardeşi ...'ın başlarında durduğunu gördüğünü, kim olduklarını bilmediği iki kişinin daha olduğunu, on gün önce amcasının oğlu ...'in Yenibosna metro durağında kolundan tuttuğunu ve kendisine "Abine söyle, kızı teslim etsin yoksa onun karnını kurşunla doldururum!" şeklinde tehdit ettiğini,İnceleme dışı sanık ...; İstanbul'da Fatih semtinde tanık ... ile aynı evde oturduklarını, ancak tanık ...'in beyanındaki gibi sabah erken saatlerde kendisine kimseden bir telefon gelmediğini, saat 06.20 civarında evden çıkarak otobüse binip iş yerine gittiğini, inceleme dışı sanıklar ... ve ...'yi yaklaşık altı aydır görmediğini, Mardin'de ikamet ettiklerinden diğer sanıklarla da olay günü görüşmediklerini, adreslerini öğrenmek için maktul ve katılanı takip etmediğini, olay yerinde olmadığını, İfade etmişlerdir.Sanık ...; inceleme dışı sanıklar ... ve ...ile akraba olduklarını, inceleme dışı sanık ...'un ise abisi olduğunu, suç tarihinde inceleme dışı sanık ... ile bir arkadaşına araba almak üzere oto pazarına gitmek için buluştuklarını, ...'in tarifi üzerine bir mahalle arasına girdiklerini, sonra ...'in aracı durdurup arkadaşını alıp geleceğini söyleyerek araçtan indiğini, beş dakika sonra silah sesi gelmeye başladığını, olayı görmediğini, sonra arabaya dönüp arkadaşım burada yokmuş dediğini, sonra niyetlerinin araçla Mardin'e dönmek olduğunu, yolda giderken inceleme dışı sanık ...'in kendisine sokaktaki olayı anlattığını, sokak ortasında hasımları maktul ... ve katılan ...'ı gördüğünü, ancak onlar kendisini vuracakken önce davranıp ateş ettiğini söylediğini, bunları duyunca birlikte Mardin'e gitmek istemediğini, inceleme dışı sanık ...'in Kocaeli'de araçtan indiğini, ateş anında olay yerinde olmadığı için maktul ve katılanı görmediğini, suçlamayı kabul etmediğini,Savunmuştur. V. GEREKÇEA. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin AçıklamalarAyrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.03.2025 tarihli ve 109-128, 05.03.2025 tarihli ve 341-112, 22.04.2025 tarihli ve 111-186 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;Bir kişi tarafından işlenmesi mümkün olan bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde sorumluluk statüleri suça iştirak hükümlerine göre belirlenecektir. 765 sayılı TCK'da suça asli ve fer'i iştirak ayrımı yapılmakta iken 5237 sayılı TCK'da suça iştirak şekilleri faillik ve şeriklik olarak düzenlenmiştir. 765 sayılı TCK'nın 64/1. maddesinde suça asli iştirak düzenlenirken "fiili irtikap etmek" ve "doğrudan doğruya beraber işlemek" ifadelerine yer verilmiştir. "Fiili irtikap etmek ancak suçun kanuni tarifine uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi, yani, icrai hareketlerin yapılması halinde söz konusudur." (Dönmezer/Erman 2. Cilt, s. 1287; Önder, Genel Hükümler 2 s. 503) "Fiili doğrudan doğruya beraber işleyen ifadesinden fiili icra eden kişi ile diğer şahsın bir işbirliği söz konusudur. Ve onun fiiliyle suçu meydana getiren icrai hareketlerinin aynı zamanda olması gerekmektedir." (Dönmezer/Erman, s. 1288; Önder, s. 504).Müşterek faillik, TCK'nın 37. maddesinin 1. fıkrasında; "Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiştir. Müşterek faillikte birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Müşterek faillik, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesidir.Müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiilî gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır.TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım;a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak,Olarak sayılmıştır.2- Manevi yardım ise;a) Suç işlemeye teşvik etmek,b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek,Şeklinde belirtilmiştir.Kişinin eyleminin, bir suçun katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira "yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır.B. Somut Olayda Hukuki NitelendirmeOlay ve olgular bölümünde özetlenen deliller ve açıklanan kabul çerçevesinde, inceleme dışı sanıklar ... ve ... tarafından maktul ve katılan ...'a yönelik olarak müşterek hâlde gerçekleştirilen eylemlerin tasarlayarak (nitelikli) kasten öldürme suçunu oluşturduğunda tartışma bulunmamaktadır.Suçun işlenmesi öncesinde, maktul ve katılanla doğrudan bir husumeti olmayan 1987 doğumlu sanık ...'ın, kendisinden yaşça büyük olan akrabası ve abisi olan inceleme dışı sanıklar ... ve ...'u azmettirebilecek veya şuça teşvik edebilecek etkili bir konumda olduğuna, mağdur tarafa yönelik bir tehdit söyleminde bulunduğuna dair dosyada herhangi bir tespit, tanık beyanı veya savunmaya rastlanmamıştır. Olay yerinde ele geçen dokuz adet boş kovanın tek bir (aynı) tabancadan atıldıkları tespit edilmiş, tek görgü tanığı olan katılan ... ise; inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un da elindeki tabancalarla ateş ettiklerini, ...'un tabancasının bez veya çorapla sarılı olduğu için geride boş kovan bırakmamış olabileceğini öne sürmüş, ancak hiçbir aşamada sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte maktul ve katılana tabancayla ateş açtığına, eylem sırasında onları yönlendirdiğine, kendilerine talimat verdiğine veya onlarla birlikte hareket ederek her an eyleme katılabilecek bir konumda olduğuna dair anlatıma yer vermemiş, bilakis kollukta sanık ...'ın şoför mahallinde oturduğunu ifade ederken savcılık ve mahkemede ise sanığın bir ara araçtan indiğini, elinde tabanca olduğunu fakat ateş ettiğini görmediğini belirtmiştir. Bu nedenlerle; sanık ...'ın eylemin gerçekleştiği anda maktul ve katılana yönelik ateş etmek gibi aktif bir hareketle inceleme dışı sanıkların fiilleri üzerinde hâkimiyet kurduğunun ya da inceleme dışı sanıklara eylemin akim kalmasını önleyecek derecede önemli bir katkı sağladığının ispatlanamadığı, dolayısıyla sanığın maktule yönelik eyleme müşterek fail sıfatıyla katılmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, sanığın olaydan yaklaşık bir hafta önce maktulün evinin çevresinde görülmesinin ve olay tarihinde inceleme dışı sanıklarla birlikte eylemin gerçekleştiği sokak üzerinde park ettiği aracın şoför mahallinde veya yanında durmasının, gerek maktul ve katılanın adreslerinin tespiti gerekse asıl faillerin bir araçla olay yerine getirilmesini sağlamak suretiyle TCK'nın 39/2-c maddesi kapsamında suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında, fiilin icrasını kolaylaştıran maddi yardım mahiyetinde nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle sanık ...'ın eyleminin, inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un nitelikli kasten öldürme ve teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçlarına yardım eden sıfatıyla iştiraki oluşturduğu kabul edilmelidir.Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Özel Dairenin onama kararının kaldırılmasına, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmelidir.VI. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve 14878-7038 sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.10.2022 tarihli ve 1082-1369 sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının; sanık ... hakkında, maktul ve katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli kasten öldürme ve teşebbüs aşamasında kalan nitelikli kasten öldürme suçlarına yardım eden sıfatıyla iştirakten mahkûmiyet hükümleri kurulması gerekirken sanığın müşterek fail sıfatıyla mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca, gereği için kararı veren Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.