Orman İdaresinin, kadastro sonucu davalılar adına tescil edilen parselin orman olduğunu iddia ettiği tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazın orman vasfında olmadığına karar veren alt derece mahkemesi hükmü Yargıtayca oy birliğiyle onanmıştır.
Özet: Orman İdaresi tarafından, kadastro sonucu davalılar adına tescil edilen bir taşınmazın orman vasfında olduğu, orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve özel mülkiyete konu olamayacağı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman sınırları dışında ve kısmen de 2/b kapsamında orman sayılmayan bir alan olduğunu, fiili orman niteliği taşımadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2144 E., 2024/939 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/566 E., 2021/928 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, ...Beldesi 6 23... parsel (eski 1052 parsel) sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 1052 parselin orman olduğunu ve bu taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirlendiğini, öncesi itibarıyla orman olduğu gibi taşınmazın eylemli durumu itibarıyla da orman vasfına haiz olduğunu, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı veya diğer yollar ile özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığını, orman sınırlarında daraltma yapılamayacağını ileri sürerek, 1052 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalılar ve murisi adına olan tapu kaydının iptal edilerek dava konusu parselin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve taşınmazın tapu kaydı üzerinde şerh bulunması halinde bu şehlerin tamamen terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (eski 1052 parsel) 6 23... parsel sayılı 3.207,04 m² miktarlı taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan yer olduğu, kısmen ise 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yer olduğu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan kısmında 1990 yılında 2/B uygulamasının yapıldığı ve hali hazırda fiili (eylemli) orman niteliğinde kabul edilebilecek herhangi bir orman örtüsünün bulunmadığı, 1945 yılı tahdit hattı dışında kaldığı belirlenen kısmında da herhangi bir aplikasyon hatası bulunmadığı, böylece taşınmazın gerek 1945 yılı tahdidi yönüyle gerekse 2/B uygulaması yönüyle orman kapsamında herhangi bir kısmı olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, emsal Yargıtay ilamlarında belirtilen ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda dava konusu taşınmaz hakkında (X) ve (Y) harfleriyle değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki düzenlenmesi halinde dava konusu taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içinde bulunduğunun tespit edileceğini, parselin aktüel durumunda (A) harfiyle gösterilen bölümünde zirai faaliyet olmadığını, orman toprağı olduğunu, müşir orman bitkileri kaplı olduğunu, ayrıca 24.12.1962 tarihli maki tefrik işlemi iptaline ilişkin raporlarda sahanın orman muhafaza karakteri taşıdığını ve orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiğine yönelik tespitlerin dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.