Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve tahsili talepli davada, istinaf ve temyiz incelemesi sonucu faiz, değer artışı ile Anayasa Mahkemesinin kanun iptal kararının değerlendirilmesi.
Özet: Asıl davada kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, birleştirilen davada ise idarece kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili taleplerine ilişkin yargılamada, ilk derece mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne hükmedilmiştir; bu karar istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesince başlangıçta kaldırılıp yeniden yargılama sonrası tekrar aynı yönde karar verilmesi üzerine, ikinci istinaf başvurularının esastan reddedilmesiyle birlikte, taraflarca temyiz edilen dosya, sulu nitelikteki taşınmazın kıymet takdiri yöntemleri, objektif değer artışı, arta kalan parseldeki değer azalışı ve ilgili Anayasa Mahkemesi iptal kararı ışığında incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11144 E.  ,  2026/2666 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2334 Esas, 2025/2367 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/609 Esas, 2025/310 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1383 ( yeni 2 19... ) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1383( yeni 2 19... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından haksız bir el atmanın olmadığını, acele kamulaştırma bedelinin depo edildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı- birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulanmamasının hatalı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, kapitalizasyon faizi ile mükerrer olacak şekilde objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, taşınmazın su kaynağının gösterilmediğini, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu niteliğinde olduğu belirlenen dava konusu taşınmaz bakımından, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda kapitalizasyon faiz oranının %4 alınması, dava tarihi 2023 yılı olup 2023 yılı maliyet cetvelinde belirlenen verim ile 2023 yılı fiyatı alınıp net gelirin belirlenmesi, objektif değer artışı oranının Mahkemece resen tespitinin doğru olduğu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümünün azlığı ve geometrik şeklinin bozulmuş olması nazara alındığında, bu kısım açısından değer düşüklüğü bedelinin hesaplanmasının doğru olduğu, ayrıca 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, eldeki birleştirilen bedel tespit ve tescil davasının 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında tespit edilen bedele 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması da doğru olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.