Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında, işe giriş bildirgesi olmasına rağmen prim beyannamesi verilmemesi ve mülga kanundaki 18 yaş kuralı çerçevesinde bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacının 20.11.1998 tarihinde bir gün süreyle çalıştığını ancak sigorta başlangıç tarihinin kurum kayıtlarında 2005 olarak gözüktüğünü ileri sürerek gerçek sigortalılık başlangıcının tespitini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi davacının 1998deki çalışmasını tespit etmiş, ancak sigortalılık başlangıç tarihini 18 yaşını doldurduğu 05.06.2001 olarak belirleyerek bu tarihten önceki sürenin sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine hükmetmiştir. Davalı kurumun istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, davalı kurum vekilinin temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme ise, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2026/4376 E.  ,  2026/5765 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2399 E., 2025/2932 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/586 E., 2024/394 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 20.11.1998 tarihinde dava dışı ... Hal. S.S. .. Çağdaş Konut Yapı Kooperatifi unvanlı iş yerinin .. ilçesinin Yeni Mahalle semtinde yapmış olduğu .. Konut Yapı Kooperatifi Evleri inşaatında asgari ücret ile işçi olarak bir süre çalıştığını, işveren tarafından 20.11.1998 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenip imzalandığını ve Kuruma verildiğini, ancak Kurum kayıtlarına sigorta başlangıç tarihinin 15.07.2005 olarak gözüktüğünü, 1998 yılına ait primlerin SGK kayıtlarında gözükmediğini, işveren tarafından her ne kadar işe giriş bildirgesi Kuruma verilmişse de, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmediğini ileri sürerek, davacının 20.11.1998 tarihinde hizmet akdine dayalı, dönemin asgari ücreti ile 1 gün çalıştığının tespiti ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.11.1998 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmesine muvafakatlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü ile davacı ...'un (TCN: .. ) ... sicil numaralı iş yerinde 20.11.1998 tarihinde sigortalı olarak 1 gün çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin (18 yaşını ikmal ettiği tarih olan) 05.06.2001 olduğunun tespitine, 18 yaşını ikmal ettiği bu tarihten önceki çalışma süresinin mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G hükmü gereğince sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, işveren tarafından yerine getirilmeyen yükümlülüklerin sorumluluğunun Kuruma yüklenemeyeceğini, atfı mümkün bir kusuru bulunmamasına karşın davanın kabulü nedeniyle Kurum aleyhine avukatlık ücreti ödenmesine hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.