Kamu görevlisi olarak tanıtma suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunda, istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan verdiği bozma kararının hukuka aykırılığına ilişkin temyiz değerlendirmesi.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince yüksek hapis ve adli para cezalarına çarptırılan sanıkların istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince büyük ölçüde esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin daha önceki aşamada, yasalarda sınırlı olarak belirtilen bozma nedenleri dışında ve duruşma açmaksızın hükmü bozarak hukuka aykırı hareket ettiğini, bu durumun yeniden hükümler kurulmasına ve mevcut ret kararlarına yol açtığını, dolayısıyla istinaf mahkemesinin duruşma açarak delilleri değerlendirmesi gerektiğini belirten önemli bir usul hatasına dikkat çekmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3909 E., 2025/3264 K.SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Esastan ret, düzeltilerek esastan retTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2025 tarihli ve 2025/205 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 158/3, 43/1, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı 7'şer yıl 9'ar ay 22'şer gün hapis ve 3.125.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile; a) Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, b) Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun "hüküm fıkrasında sanık ... hakkında 9. paragrafta kazanılmış hak yönünden verilen kararda yer alan "CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin kaldırılarak, yerine, "CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZ OLUNMASINA," ibaresinin eklenmesi suretiyle" düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil olmadığına, zincirleme suç hükümlerine ilişkin şartların oluşmadığına, taleplerinin mahkeme tarafından gerekçesiz olarak reddedildiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğine, paranın bahis parası olduğunu zannettiğine, sanığın ilk eyleme iştirak etmediğine, 2. eylemin de teşebbüs aşamasında kaldığına, olayda nitelikli halin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Teşhis işleminin usule aykırı ve çelişkili olduğuna, sanığın hesabına para yatmadığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğinde, taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe5271 sayılı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli ve 2024/563 Esas, 2025/106 Karar sayılı mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın kararın gerekçeyi içermediği ve sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, oysa ki anılan maddede ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, karar tarihi itibariyle gerekçesizliğin aynı Kanun’un 280/1. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 28.04.2025 tarihli bozma kararının verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hükümler kurulduğu, bu kararın lehe istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince sanıklar hakkında esastan ret ve düzeltilerek esastan ret kararları verildiği belirlenerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 03.11.2025 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.