İşverenin kalp krizinden vefat eden kişinin iş kazası sonucu ölmediği ve iş ilişkisi olmadığına dair tespit talebinin reddedilerek, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bir işverenin, çiftliğinin girişinde kalp krizi geçirerek vefat eden kişinin ölümünün iş kazası olmadığının ve kendisiyle maktul arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığının tespiti talebiyle açtığı davada, hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri, vefat edenin işçi-işveren ilişkisi kapsamında çalıştığı ve ölümün iş kazası niteliğinde olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; Yargıtay da, temyiz dilekçesindeki eksik inceleme ve hatalı değerlendirme iddialarını yerinde görmeyerek, bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve kanuna uygun bulup onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/17725 E.  ,  2026/5761 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/362 E., 2025/74 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/215 E., 2022/791 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi Kurum sigortalısı ..'in 26.07.2017 tarihinde ölümüne neden olan olayın iş kazası olmadığının ve davacının müteveffanın işvereni olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müteveffanın iş edimini yerine getirdiği esnada, işyerinde vefat ettiğinin ilgili Kanun ve Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca ölüm sebebinin iş kazası olduğunun ortada olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce Kuruma müracaatının bulunmadığını, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalılarca davaya cevap verilmemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, Kurum inceleme raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, SGK soruşturmasında kalp krizi sebebi ile vefatın gerçekleştiği ve olayın iş kazası olarak tespit edildiği, davacı ile davalılar murisi arasında işçi-işveren ilişkisinin olduğu ve 4857 sayılı Kanun'un 8/1 maddesinde öngörülen iş görme, ücret ve bağımlılık unsurunu barındırdığı, bu itibarla Kurum tarafından yapılan tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, müteveffanın hiçbir zaman davacının çalışanı olmadığını, kendi nam ve hesabına tarım sigortalısı olduğunu, ayrıca ciddi bir kalp rahatsızlığı bulunduğunu, müteveffanın kalp krizi geçirdiği davacıya ait çiftliğin girişinde başka bir nedenle bulunduğunu, iş ilişkisi için orada olmadığını, illiyet bağının kesildiğini, keşif taleplerinin yerine getirilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.