Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka tescil başvurusuyla ilgili kararın iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine dair dava.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının mevcut markalarıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimali taşıdığı (SMK 6/1) ile kötü niyetli olduğu (SMK 6/9) iddia edilen davalıya ait marka başvurusuna yapılan itirazın, ilgili marka tescil kurumu tarafından reddedilmesi üzerine, bu ret kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebiyle açılan bir davanın taraflarca sunulan iddia ve savunmalarını detaylandırmaktadır; davalı taraf ise markalar ve hizmetler arasında benzerlik veya kötü niyet bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/377 Esas - 2026/77
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2025/377Karar No : 2026/77....Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden TerkinDava Tarihi : 05/09/2025Karar Tarihi : 18/02/2026Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 18/02/2026Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalının 28.11.2023 tarihinde ... yaptığı .... başvuru numaralı ....” ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilleri şirket tarafından .... ibareli markaları gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini,.... tarafından yapılan inceleme sonucunda markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığının tespit edildiğini, ....Kararına karşı itiraz edilmişse de dava konusu ... kararı ile itirazımızın nihai olarak reddine karar verildiğini, ... tarafından verilen işbu kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup iptali gerektiğini, ... tarafından verilen kararda davalıya ait marka başvurusunun SMK 6/1 (karıştırılma ihtimali), SMK 6/9 (kötü niyet) anlamında reddi gerekli iken ... tarafından itirazların reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, marka başvurusunun kapsamında yer alan davaya konu 35. sınıf hizmetlerinin, müvekkillerinin markalarının kapsamında bulunan sınıflardaki mallarla benzer bulunmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, ... ...’nın 25/07/2025 tarih ve .... ibareli marka başvurusu tescil edilmişse 35. sınıf içerisinde yer alan 30. sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı ... vekili cevaplarında özetle; işbu davanın haksız ve mesnetsiz olup, reddine karar verilmesi gerektiğini, 6769 sayılı SMK’nın 6/I maddesi uyarınca bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliğinin olmadığını, davalı şirketin "yenişarj" ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait itiraz konusu markanın kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerinden farklı markalar olduğunu, davaya konu markanın yasada öngörülen amacına ve kendisinden beklenen iktisadi işlevlerine aykırı amaçlarla yapılmış bir tescil başvurusu olduğu yönünde yeterli kanaate ulaşılmadığını, davacının, davalının başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu ispat edemediğini, ... kararının usule ve yasaya uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahısa usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, dosyada mevcut bir cevabına rastlanmamıştır.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının kötü niyet itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ...." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu ....tarihinde 09.(01-16) ve 35.(01-04).Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun kısmen kabulüne, “Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin çıkarılmasına kalan hizmetler yönünden başvurunun ilanına karar verildiği, kısmi ilana karşın davacının .... sayılı "şarj" ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği, red kararına karşı davacının yeniden itirazda bulunduğu, bu itirazın da ... ...’nın 25/07/2025 tarih ve .... sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Somut olayda dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mal / hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mal / hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın, 35/5. sınıfında yer alan bir kısım hizmetlerinin, davacı yanın markasında yer alan mal listeleri ile benzer nitelikte olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu markanın 35.05. alt sınıfı, perakendecilik veya toptancılık şeklinde, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için – diğer mallar haricinde tespit edilen 30. sınıf - mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri şeklinde olup, gerek davacının mal grubunda yer alan emtialar, gerek de davaya konu markanın 35.05. alt sınıfında sayılan malları benzer olduğu; mallar ile o malların satışına dair hizmetlerin, birbirlerinin devamı niteliğinde olduğu, bir ürünü üretenin o ürünü satmasının olağan kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle de söz konusu sınıfların benzer olduğu değerlendirmiştir. Uygulamada da bu yönde birçok karar mevcuttur. Nitekim ....yakın tarihli kararında (31.05.2022 tarih ve .... sayılı ilamında), “Bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti ticaret markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir. Markaların benzer olması durumunda mağazacılık hizmetlerinin sunulduğu mağaza ile burada satışı yapılan ürünlerin ticaret markası farklı kişilere ait olsa dahi tüketiciler mağazacılık hizmetinin ticaret markası sahibi tarafından verildiğini düşünebilir. Başka bir deyişle ticaret markasının ve mağazacılık hizmeti markasının farklı kişilere ait oldukları durumlarda, bunlara ilişkin işlemler farklı yerlerde yapılsa dahi, tüketiciler bunların aynı ticari işletmeye ait olduğunu düşünebilirler. Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Kişilerin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesi ise markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açar” ifadelerine yer verilmiştir. İlgili tüketici kesimi ile ilgili olarak ise; Karşılaştırmaya konu sınıflar genel olarak gıda sektörüne ilişkindir. Her ne kadar gıda sektörü içerisinde geniş bir yelpazede, hazır tüketilen gıdalar, yarı mamuller, son kullanıcıya sunulan ürünler gibi farklı tüketici / alıcı gruplarına hitap eden malların, bu mallara ait satış hizmetlerinin yer aldığı kabul edilmekle, genel olarak bu mal ve hizmetlerin, her yaş ve eğitim seviyesindeki çok çeşitli kesimden alıcıya hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, söz konusu malların alıcılarının arasında çocukların dahi olduğu, buna göre ortalama tüketici seviyesine göre değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla belirtilen hususlar ışığında somut uyuşmazlık bakımından ilgili tüketici kitlesi açısından orta seviyedeki makul düzeydeki tüketicilerin dikkate alınması gerekmektedir. Marka hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı, 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca, “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İlgili tüketici belirlenirken “ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır” (....]). Çekişmeli malın ortalama tüketicisinin zihnindeki marka algısı da bu nedenle değerlendirmede dikkate alınmıştır. Neticede, iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların/hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin davaya konu markanın bir kısım hizmetleri açısından gerçekleştiği anlaşılmıştır.Taraf markalarına bakıldığında, markaların kelime unsurundan oluştuğu, markalarda “yenişarj” ve “şarj” ibarelerinin yer aldığı, markalarda söz konusu ibare dışında başkaca bir unsurun bulunmadığı,Markalarda yer alan ibarelerin anlamlarına bakıldığında, davaya konu markanın tek bir ibareymiş gibi tescile konu edildiği, Türkçe olan “yeni” ve şarj” ibarelerinden oluştuğu, “yeni” ibaresinin “Kullanılmamış veya az kullanılmış olan; cedit, eski karşıtı, oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan; cedit, en son edinilen; gıcır, işe henüz başlamış, o güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan, tanınmayan, bilinmeyen, daha öncekilerden farklı olan” ve benzeri anlamlara geldiği, taraf markalarında ortak olan “şarj” ibaresinin “yükleme” anlamına geldiği, davaya konu marka, her ne kadar tek bir ibareymiş gibi tescile konu edilmişse de, markada yer alan “yeni” ibaresinin ortak “şarj” ibaresinin anlamını değiştirmeye yetmediği, “yeni” ibaresinin anlamı da dikkate alındığında Türkçede niteleme sıfatı olarak kullanıldığı, kendisinden sonra gelen, davaya konu marka başvurusunda da “şarj” ibaresini nitelendiren bir ibare olduğu, bu hali ile taraf markaları arasında anlamsal açıdan benzerlik bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, ortak “şarj” ibaresinin, günlük hayatta da sıklıkla kullanılan bir ibare olduğu, özellikle elektrikle çalışan bir cihazın bataryasına/aküsüne enerji doldurmak, bu işlem sonucu depolanan enerji veya ticari hayatta ürünler üzerinde şarj edilebilir olma özelliğini, şarj girişi / şarj ünitesi bulunduğunu gösterir bir ibare olduğu, günlük dilde mecazen enerji kazanmak anlamlarına da geldiği dikkate alındığında, ayırt edici gücü zayıf olsa da, minimum tescil edilebilirlik şartını yerine getiren bir ibare olarak kabul edilmesi gerektiği, .... sayılı kararında, eğer markalar ayırt edici niteliği düşük olan bir unsuru ortak olarak içeriyorsa, karıştırılma olasılığı değerlendirmesi, ortak olmayan unsurların markanın bütünsel olarak oluşturduğu izlenime etkisi hususuna odaklanacağı, değerlendirmede ortak olmayan unsurların benzerlikleri – farklılıkları ve ayırt edici niteliklerinin dikkate alınacağı,Diğer taraftan markalarda yer alan ibarelerin Türkçe olduğu, okunuşlarının da ....” şeklinde okunacakları, ortak olan ibarenin okunuşunun da aynı olduğu dikkate alındığında markaların fonetik olarak da birbirine yakın olduğu, görsel açısından ise taraf markalarında yer alan ibareler dışında başkaca bir ayırt ediciliğin bulunmadığı, her iki markanın da beyaz zemin üzerine siyah tonlarda, tek bir satıra gelecek şekilde, figüratif özelliği bulunmayan yazı sitili ile tescile / başvuruya konu edildiği, anlamsal / kavramsal, sesçil, görsel olarak bütünsel olarak dikkate alındığında; taraf markalarında ön plana çıkan unsurların birbirlerine yakın olduğu, davaya konu markada “şarj” ibaresinin ayırt edici olduğu, “yeni şarj” şeklinde kullanımda da “şarj” ibaresindeki anlamın değişmediği, diğer taraftan davacı yan markasında da ayırt edici unsurun tek başına “şarj” ibaresi olduğu, bu hali ile anlamsal / kavramsal olarak markaların birbirlerine yakın olduğunun kabul edilmesi gerektiği, söz konusu benzerliğin görsel ve sesçil açıdan da devam ettiği, taraf markalarında yer alan ibarelerin benzerliği, birbirine yakınlığının bulunduğu, netice olarak, taraf markalarında yer alan ortak unsurun özellikle anlamsal, görsel ve sesçil olarak benzer olduğu, potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (....) tekrar marka tercihi yapacakları için, markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları (....), aynı şekilde ortalama tüketicinin değişik markalar arasında doğrudan karşılaştırma yapma imkanının nadiren bulunduğu, ancak markaya olan güvenini, markanın hafızasında tuttuğu eksik görüntüsüne dayandırdığına dikkat edilmesi gerektiği (....,) kabul edildiğinde somut olayda ilgili alıcı kitlesinin, benzer ibarelere odaklanacağı, özellikle “yeni” ibaresinin tanımlayıcı / niteleyici bir sözcük olması, ürünü veya hizmeti yenilik, zaman, güncellik bakımından ifade etmesi, uygulamada da “yeni” ibaresi gibi, “plus”, “eco”, “pro”, “extra” gibi ibarelerin tek başına ayırt edicilik gücüne sahip olmadıkları, baskın unsura etkisinin bulunmadığı değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı kanaatine varılmıştır.İşaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markanın türüne, yani şekil markası, sözcük markası, ses markası veya bunların karması olup olmamasına göre birçok farklı faktör açısından yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak tespit edilebilmektedir. Benzerliğin tespiti, markanın türüne göre farklı unsurları esas almayı da gerektirebilmektedir. Somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi tüketici açısından taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesi bulunmaktadır. Diğer bir deyiş ile; taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olması, markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesini gündeme getirmektedir. Bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurması mümkündür. Davalının “yenişarj” markasını gören bir tüketici, bu markayı, davacının “şarj” esas unsurlu/ibareli markaların serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabilirler. Tüketiciler bu bağlamda, farklı ticari kaynaktan geldikleri sabit olsa dahi, davacının, davalıya yeni bir marka türetme hakkı tanıdığını (davalıya bir hak ve/veya lisans verdiğini) düşünebilirler. Marka sahiplerinin ilişkilendirilmesi ve/veya arada lisans vb. bir ticari ilişki olduğunun düşünülmesi de bağlantı kurma ihtimali kapsamındadır. Tescili talep edilen mal / hizmetlerin aynı / benzer oluşu dikkate alındığında, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davalı markasının, davacı markası ile bağlantılı bir marka olarak algılanması ihtimali olduğu değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. KÖTÜ NİYET İDDİALARI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:Hukukumuzda “kötü niyet” tanımlanmamıştır. Buna karşın kavramı izah için özellikle de sübjektif olgunun tespiti için iyi niyete başvurulmaktadır. İyi niyete sadece bir hüküm olarak değil, özel hukuka yön veren bir ilke anlamında Medeni Kanun m. 3’te yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyi niyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. İyi niyet ve kötü niyet bir madalyonun iki yüzü gibi olduğundan kötü niyetin tanımını yapabilmek için öncelikle iyi niyetin ortaya konması yararlı olacaktır. İyi niyet, bir hakkın geçerli surette kazanılmasını önleyen herhangi bir hususun hakkı kazanacak olan kimse tarafından bilinmemesi demektir. O halde kötü niyeti, bir bakıma “iyi niyetli olmama hali”, yani “bir hakkın geçerli surette kazanılmasını önleyen hususu bilmesine rağmen hareket etmek veya susmak suretiyle başkalarına zarar vermek” şeklinde tanımlamak mümkündür. Davacı tarafın, davalı marka başvurusunun kendi markasının itibarından yararlanmak üzere kötü niyetli olarak yapıldığını iddia ettiği, içtihatlardan da anlaşıldığı üzere, kötü niyetin her somut olayda net olarak ortaya konması gerektiği, davalı şirketin kötü niyetinin ispatı külfetinin davacıya ait olduğu; dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir her hangi bir belge bulunmadığından bahisle davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu ve markasını tescil ettirdiği iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Neticede, toplanan delillerden, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; ... ... KARARININ İPTALİ İSTEMİ AÇISINDAN;Davaya konu .... sayılı markanın, dava konusu edilen 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez; mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.).” ile davacı yanın ... ... kararının iptali talebine konu edilen.... sayılı markasında yer alan malların benzer nitelikte olduğu; davaya konu .... sayılı davalı markası ile davacı şirketin itiraza dayanak .... sayılı markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİ AÇISINDAN;Davaya konu .... sayılı markanın, dava konusu edilen 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez; mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri ile davacı yanın hükümsüzlük talebine konu .... sayılı markasında yer alan malların benzer nitelikte olduğu; davaya konu .... sayılı davalı markası ile davacı şirketin davasına dayanak .... sayılı markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, ... kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının kısmen oluştuğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Davanın Kısmen Kabulüne,... ...'nın .... sayılı kararının 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez; mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.).” mal ve hizmetleri bakımından iptaline,Dava konusu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen ...’e gönderilmesine,Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davanın kısmen reddolunması, davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 615,40.-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kabul red oranının takdiren %50 olarak belirlenmesine,Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 21.647,90.-TL yargılama giderlerinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şahsın yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2026 Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 702,90.-TL Bilirkişi Ücreti : 20.000,00.-TL P.M. : 945,00.-TL TOPLAM : 21.647,90.-TL