Vekalet ücreti alacağına ilişkin menfi tespit davasında, icra takibinin 6183 sayılı kanun kapsamında kamu alacağı olup olmadığı ve zamanaşımı süresinin 5 yıl mı 10 yıl mı olması gerektiği değerlendirilmiştir.
Özet: Bir idare mahkemesi ilamına dayalı vekalet ücreti alacağına ilişkin başlatılan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, borçlu, alacağın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında 5 yıllık zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş; ancak yargılama sonucunda, söz konusu vekalet ücretinin bir avukat hakkındaki soruşturma izni verilmemesi kararına ilişkin olması nedeniyle 6183 sayılı yasanın değil, İcra ve İflas Kanununun 39. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesine ve bu kararın istinaf kanun yolunda da onanmasına hükmedilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/7888 E.  ,  2026/4258 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/11 24... /955 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı ... tarafından davacı aleyhine 24.06.2022 tarihinde ... 1. İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ... 14. İdare Mahkemesinin ilamı ile Adalet Bakanlığı lehine hükmedilen vekalet ücreti alacağına ilişkin icra takibi olduğunu, davacının takip alacaklısı Adalet Bakanlığına böyle bir borcunun bulunmadığını, avukat kusuru şikayeti olarak yaptığı başvurusuna avukatın soruşturulması iznini vermeyen Adalet Bakanlığı işlemini yargıya taşıdığını, ... 14. İdare Mahkemesinin yeterli delil olmamasını ileri sürerek Bakanlığı haklı bulduğunu, Savcılığın avukatlardan biri hakkında soruşturma yapılması mütalaasının olduğunu, ... 14. İdare Mahkemesinin 2016/5270 Esas ve 2017/1978 Karar sayılı 16.06.2017 tarihli kararı ile vekalet ücretine hükmettiğini, bu borcun ... 1. İcra Dairesine 24.06.2022 tarihinde açılmak sureti ile tarafına ...' den 27.06.2022 de tebliğ edildiğini, icra takibine 24.06.2022 tarihinde başlanmış olduğunu, 16.06.2017 tarihinde muaccel olmuş bulunan borcun 5 yılık zamanaşımına uğradığını, bu sebep ile zamanaşımı yönünden borca itiraz ettiğini, kanunda avukat vekalet ücretinin yargılama giderlerinden sayıldığını, amme alacakları içerisinde sayılan kalemler arasında olduğunu, borcun doğumunun kamu ile ilgili işlemle alakalı olduğunu, gerek İİK gerek Amme Alacakları Kanunu, gerekse de Borçlar Kanununda avukat vekalet ücreti değişik açılardan 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun belirtildiğini, kanunda bu tür alacakların resen ilgili idarece kaldırılacağı hükmünün bulunduğunu, davacının, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı tarafından zamanaşımı süresinden sonra başlatılan icra takibi nedeniyle iş bu menfi tespit davasını açmanın zorunlu olduğunu, davalı ... ile davacı arasında mevcut ve geçerli bir borcun bulunmadığının tespitini, ... 1. İcra Dairesi 2022/10930 Esas sayılı haksız icra takibinin kaldırılarak durdurulmasını, bu dava sebebiyle uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... 14.İdare Mahkemesinin 2016/52 70... /1978 Karar sayılı 16.06.2017 tarihli ilamında hükmedilen vekalet ücretinin ödenmemesi üzerine, mezkur ilamın müvekkili idare tarafından 24.06.2022 tarihinde ... 1. İcra Dairesinin 2022/10930 Esas sayılı dosyası üzerinden icraya konulduğunu, davanın reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Alacaklı idare tarafından borçlu aleyhinde ... 14.İdare Mahkemesine 16.06.2017 tarih ve 2016/52 70... /1978 Karar sayılı ilamına ilişkin vekalet ücretine dayanak ilamların icrası yoluyla yapılan takipte borçlu, mahkemeye başvurusunda, 6183 Sayılı Kanunun 102. maddesinde öngörülen 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun "Kanunun şümulü" başlıklı 1. maddesinde; '' Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur'' düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre 6183 Sayılı Kanunun 102. maddesinin, anılan kanunun 1. maddesi kapsamında sayılmayan takip dayanağı ilam için uygulanması mümkün değildir. Takip dayanağı ilam, bir avukat hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olup, alacağın 6183 sayılı Yasa kapsamındı olmadığı, İİK'nun 39.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu değerlendirilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun miktardan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan incelemenin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına kararı verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, İdare Mahkemesi kararıyla hükmedilen vekalet ücreti için başlatılan takibe yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.