Vakıf tevliyetine ehliyet tespitinde ekber evlat şartı, batın kuralı, büyük kardeşin muvafakati ve eski hukuk uzman bilirkişi raporuyla soybağı araştırması gereğini vurgulayan Yargıtay kararı.
Özet: Vakfiye şartlarına göre tevliyete ehil vakıf evladı tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davacıyı ağabeyinin muvafakatiyle ehil görmüş, ancak bu karar bölge adliye mahkemesince ekber evlat şartı nedeniyle bozulmuş; Yargıtay ise eksik inceleme gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozarak, yeni bir inceleme sonucunda, davacının erkek evlat soyundan gelen ikinci en büyük kişi olduğu ve kendisinden büyük abisinin muvafakatiyle tevliyete ehil bulunduğunun tespit edildiği bir hukuki süreç ele alınmaktadır.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/23 E., 2025/1856 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kayseri'de kurulu ve tescilli bulunan ... Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tevliyete ehil vakıf evlatlığının tespitini içerdiğini, bunun miras hukukundan farklı ve özel bir durum olduğunu, vakıf hukuku ve vakfiye koşullarına göre araştırma yapılması gerektiğini, davacının emsal gösterdiği kişilerle aynı kuşaktan, aynı nesilden olup olmadığının da önemli bir husus olduğunu, bu hususun Yargıtay kararlarında açıkça vurgulandığını, bu tür davalarda nüfus kaydı, veraset ilamı, şahsiyet kayıtları gibi belgelerle davacının kendisini vakfedenle irtibatlandırmasının zorunlu olduğunu, davacı vekilinin bu soybağı ilişkisini belgeleriyle kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/10 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararıyla vakfiye gereği batın şartı olduğu, yine tevliyetin erkek evladın soyundan gelen ekber erkek evlada şart kılındığı, davacıdan büyük erkek evlat ...'nun açılan davaya muvafakat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli kararına karşı davalı... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli kararı ile Yargıtay uygulaması ve davalı vakıf vakfiyesindeki ekber evlat şartı bir arada değerlendirildiğinde, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından Dairelerinin 2021/522 Esas, 2021/505 Karar sayılı ilamı nazara alınarak davacıdan büyük olan ...'nun muvafakatı alınmak suretiyle davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de bahsedilen Yargıtay kararları göz önünde bulundurulduğunda farklı kararlar olmasına rağmen Yargıtay uygulamasının uzun yıllar süresince ve hatta farklı Daireler tarafından davaya konu hususun incelenmiş olmasına rağmen ağırlık düşüncenin tevliyete ehil olduğunun tespitine yönelik davalarda ekber evlat şartının sağlanamaması halinde davanın reddinin gerekeceği yönünde olduğu, bu hususun Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli güncel kararında da aynen tekrar edildiği, nitekim Dairelerinin 2022/31 Esas ve 2022/192 Karar sayılı kararında da davacıdan büyük bir şahsın olması halinde davanın kabul edilemeyeceğine yönelik değerlendirmeye yer verildiği göz önünde bulundurulduğunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.09.2024 tarihli ve 2023/239 Esas, 2024/5005 Karar sayılı ilamı ile "...öncelikle tevliyete dair şahsiyet kayıt örnekleri ile dayanakları dosya arasına alındıktan sonra erkek evlat soyundan gelen vakıf evlatlarının araştırılarak erkek evlatlara dair soyağacı şeması oluşturulması, davacı yönünden tevliyet için öngörülen batın şartı (ön batında sağ evlat varken sonraki batındaki evladın hak sahibi olamaması kuralı) ile evladın en büyük, en olgun, en salih ve en akıllı olanı yönünden değerlendirme yapılması, gerekirse bu konuda eski ... alanında uzman bilirkişiden rapor alınması, daha sonra tevliyet hakkından davacı lehine feragat durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak eski ... hukukunda uzman bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış, dosyaya sunulan soyağacının da incelenmesi suretiyle hazırlanan ek raporda, davacı tarafın iddia ettiği gibi davacının erkek evlat soyundan gelen ikinci en büyük kişi olduğu, fakat kendisinden önce gelen abisinin davacının mütevelli olmasına muvafakat ettiği nazara alınarak, davacının tevliyete ehil kişi olduğunun belirtildiği, ek raporda da belirtildiği üzere, davacının erkek evlat soyundan gelen ikinci en büyük kişi olduğu, kendinden büyük olan ... isimli evladın İlk Derece Mahkemesi nezdinde yürüyen yargılama aşamasında talimatla alınan beyanında; davacının açtığı davaya muvafakat ettiğini ve davacının tevliyete ehil evlat olmasını kabul ettiğini söylediği, bu haliyle davacının yapılan sosyal ekonomik araştırma raporunda, eğitim öğretimini gösterir belgeler ile sabıka kaydı nazara alındığında, vakfiyedeki diğer şartlar olan en salih, en olgun ve en akıllı olma şartının da sağlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının ...nın tevliyete müstehik evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tevliyete ehil vakıf evlatlığının tespiti talebini içermekte olduğunu, bunun miras hukukundan farklı ve özel bir durum olduğunu, Yargıtay uygulamasının uzun yıllar süresince ve hatta farklı daireler tarafından davaya konu hususun incelenmiş olmasına rağmen ağırlık düşüncenin tevliyete ehil olduğunun tespitine yönelik davalarda ekber evlat şartının sağlanamaması halinde davanın reddinin gerekeceği yönünde olduğunu, dava konusu vakfın vakfiyesinde tevliyetin; "batın tertibi üzere erkek evladın erkek evladlarından en büyük, en olgun, en salih ve en akıllı olanına şart kılındığı" anlaşıldığını, davacının bu şartları taşıyıp taşımadığının da yeteri kadar incelenmediğini, yargı kararları ile belirlenen nitelikte bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini belirterek, yeterli inceleme yapılmadan verilen Bölge Adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 5737 sayılı ... Kanunu'nun 77/2. maddesi (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.