Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen 10 yıl hapis cezasına ilişkin temyiz incelemesinde, aramanın hukuka uygunluğu ve ikinci tekerrür hükümlerinin doğru uygulanmasıyla mahkumiyet onandı.
Özet: Sanık, uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince 10 yıl hapis ve adli para cezasına mahkum edilmiş, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine sanık müdafiince hukuka aykırı arama, delil yetersizliği, eylemin kullanmak için bulundurma olduğu ve tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı iddialarıyla temyiz yoluna gidilmiş; yüksek mahkeme, yargılama sürecini usul ve yasaya uygun bularak, aramanın hukuka uygunluğunu, suç vasfının ve yaptırımların doğru belirlendiğini, etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığını belirterek mahkumiyet hükmünü genel olarak onamış, ancak 7550 sayılı kanun ile değişen koşullu salıverilme sürelerinin ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulandığı durumlarda dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/210 E., 2025/97 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1 maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararı... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2024 tarihli ve 2024/474 Esas, 2024/691 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.01.2025 tarihli ve 2025/210 Esas, 2025/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz SebepleriSuça konu uyuşturucuların hukuka aykırı arama sonucu elde edilmeleri nedeniyle hükme esas alınamayacaklarına, sanığın kullanımında bulunan aracın aranmasına ilişkin hiçbir adli arama kararının bulunmadığına, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın savunmasında geçen satıcı hakkında soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yeterince araştırma yapılmadığına, sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeksizin takdiri indirim sebeplerinin uygulanmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına ve TCK m. 53 hükümlerinin yanlış uygulandığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın elinde bulunan poşet içerisinde ve ayrıca aracında ele geçen uyuşturucuların sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak;2-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın üzerinde yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu, sanığın savunmasında geçen satıcının soruşturma aşamasında sanık tarafından teşhis edilememesi ve bu kişiye ait kimlik ve iletişim bilgilerinin sanık tarafından verilmemiş olması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve ayrıca sanığın elinde poşet içerisinde bulunan uyuşturucuların ele geçirilmesiyle suçun tamamlanmış olduğu, yazılı gerekçe uyarınca ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ile hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu ve sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne konu temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 188/3 madde ve fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmaksızın verildiği anlaşılmakla; olay tutanağı, sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucunun niteliği, miktarı, paket sayısı, 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca sanığın telefonunda yapılan incelemeye ilişkin tutanak içeriği, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.3-) 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, hükümde ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanamayacağına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu görülmüş ise de, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.01.2025 tarihli ve 2025/210 Esas, 2025/97 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği sanığın mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün (1) nolu bendinin altıncı paragrafında yer alan "....(ikinci kez mükerrir olan sanığın, koşullu salıvermeden yararlanamayacak olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlık hakları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığına)" ibarelerinin kaldırılması,Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.